...aktadır. Öyle ya, ölü bir ağabeyin gölgesinde büyümüştür kendisi. Hiçbir şeyini bu “ölü” ağabey ile paylaşmak zorunda kalmamaktan memnun yaşayıp giderken ve ailesi tarafından bu kadar ihmal edilmeye alışmışken bir anda ağabeyin...
“zoru” sözcüğü
6 yazıda 6 geçiş bulundu.
zoru, zoruma, zorun, zoruna, zorunda, zorundadır, zorundadırlar, zorundalar... eşleşmeleri dahil edildi.
...efalarca defalarca söylemekten yorgundum. Lady evde her işi halledebildiğinden mutfak robotuna kredi yüklemek zorunda değildim artık. Onu ihtiyacımızın kalmadığını konuştuğumuz akşam Lady çok mutlu oldu. Ertesi gün bana sürpriz...
...rdeşim, anneannem, kitaplarım, defterlerim, kalemlerim, komşuların arkalarında bıraktıkları dumanları solumak zorundaydık. “Nefes alamıyorum,” diyor solunum cihazına muhtaç amcam Antalya’dan. Bir soluk, istediği sadece ama onu da b...
...ar suçluluk duygusu da vardı içimde o dönem. Kendi için hiçbir şey yapmamış bir insanın kendisiyle ilgilenmek zorunda kalması çok zordur. Erken teşhisti sanırım benimkisi. 1 yıl gibi kısa bir sürede toparlandım ben. İlk öğrendi...
...uyumayan kadından, herkes ayaktayken yorgunluktan sızan kadına, her işini kendi yapan kadından, destek almak zorunda olan kadına, her şeyi en ince ayrıntısına kadar dinleyen kadından, tahammülü olmayan, daima yorgun ve bir o k...
...vramı da somutluk kadar inkâr edilemez bir gerçek iken durmadan değişen dünyaya elbette ki o da ayak uydurmak zorunda. Tıpkı dünyanın ta kendisinin bir zamanlar düz olduğunu doğru saydıkları gibi… Ama benim bahsettiğim değişim...
...ci olan eserlerden biri de fotoğrafta yer aldığı üzere, 3. Havalimanı inşaatı sebebiyle bölgesinden göç etmek zorunda kalan bir mandanın cansız bedeninden kalan iskeletti. Eser Sahibi: Ozan Atalan
...ak daha iyidir, herkesin sorumluluk alanları farklı, yoksa liseyi bitiren kızına araba alamayacağını söylemek zorunda kalabilir, önümüzdeki yıl için rezerve ettiği tatil planı suya düşebilir, Allah göstermesin, viski yerine bir...
...yi beceremiyor henüz. Örneğin çorba içirirken ya döküyor ya da fazla yavaş davrandığından ağzım açık beklemek zorunda kalıyorum. Onun için ona artık bu görevi vermiyorum. Kendim yiyorum çoğu kez. En nihayetinde insanız, yemek y...
...ni biliyordum. Bilmediğim şeyi sordum ben de. “Sen bir ‘Hoşça kal’ sın. Bense bir ‘Güle güle.’ Devamlı gitmek zorunda olmayı içime sindiremedim hiç. Peki ya sen? Bir çırpıda söylendiği kadar hoşça kalabilmeyi becerebildin mi ki...