Yalnızlık suni sancısı bu diriliğin. Benim demek akıyorsa gözden, asimetrik aynalara Islatıyorsa bakışlar yansımadaki sesini Bir olmuş sayılmaz güz vakti siz ve ben Tutmuş sayılmazsınız elimi. Toprağa değmişliginin katı ve soğuk hi...
“ısla” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
ısla, ıslah, ıslahevi, ıslahı, ıslak, ıslaklık, ıslaklıkla, ıslaklığı... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...klarına kapattığından, okuyamadı onları. Tek bildiği okuma buydu oysa. Kadın birkaç dakika sonra içeri geldi. Islak ellerini önüne bağladığı peşkire siliyordu. Çocuk aç mı, diye sordu genç adama. Acıktım, dedi çocuk. Çok utan...
...ü de yeri de kendi seçen, avuçlarında tuttuğun ama hâkim olamadığın türden hani. Bazı aşklar vardı, başkaydı. Islak şemsiyenin tepesine yapışan yapraklar gibiydi, fazlaca usul. Onlar korkaktı; rüzgârın fısıltısına, yağmurun g...
...mun ucuna düşen bir yağmur damlasıyla gözümü açtım kahvem soğumuş örtüm bozulmuş ve her geçen dakika daha bir ıslanmış damlaların fincanıma üşüşmelerini izliyorum sesleri huzursuz yağmurun sesi sokaktaki sesleri hapsetmiş bir an...
...ıştı. Ekranda akıp giden isme baktı: “One More Cup of Coffee” Şimdi sahaftan kitaplarını alacak, eve gidecek, ıslak sokaklara baka baka kahvesini içecekti. Yapılacak en güzel şey buydu şimdi. Taksici sağa yana yanaşmıştı. Dam...
...aki kaldırım taşına çöküverdi. O da ne? Sağ elinde, buruşturulup top hâline getirilmiş beyaz bir kâğıt vardı. Islanmıştı. Annesi tutuşturmuş olmalıydı eline. Ne ara vermişti acaba? Okuyup okumadığını hatırlamıyordu. Titreyen eller...
...e kuşlarının ekmek kırıntılarını binbir çabayla Nasıl da kapıştıklarını İzlemeye doyamadığım çocuk oyunlarını Islak toprağı Bağrı yanık ikindileri Aheste gezen karahindibaları Dünleri Bugünleri Yarınlardan umudumu Sana yazdığ...
...ünü hissetti. Ne zamandır orada yattığını anlamadı, kesin hasta olacaktı. Yavaşça ayağa kalktı, saçları hafif ıslaktı. Burnuna konan kara sineği eli ile itti. Yatağa doğru uyuşuk adımlar atarak yatmaya gitti.
...ünü hissetti. Ne zamandır orada yattığını anlamadı, kesin hasta olacaktı. Yavaşça ayağa kalktı, saçları hafif ıslaktı. Burnuna konan kara sineği eli ile itti. Yatağa doğru uyuşuk adımlar atarak yatmaya gitti.
Varlıksın sen Bulutlarca çoğalan Islatan tenimi her dokunuşta Varlıksın sen Perdeleri her çekişimde karanlığa Gözlerimin her kapanışında Endişelerimin ardında Her boşluğumu neşeyle dolduransın sen Raflarımı dolduran mevsim bakı...