...dan. Umarım mutluluklarında boğulurlardı. O an onlar için dileyebileceğim yegâne dilek buydu. Sert rüzgâr tam aksi yönümden yüzüme doğru acı bir şekilde vurdu. Onu unutmaya harcayacağım geniş zamanlarla dolu bir hayata yavaş...
“aks” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
aks, aksa, aksadı, aksak, aksakallı, aksaklıkları, aksama, aksamasın... eşleşmeleri dahil edildi.
...mleğinden öylesine. Alsana kahveni diyor, konservatuvar diyor, son derse girmem lazım diyor, öğrencim gelecek akşamüstü eve, tereyağlı mı bu kurabiye - güzelmiş, en geç yedide spor salonunda olacağım sen de gelsene, diyor. Cevabı...
...minat alması için yeterliydi. Peki, istiyor muydu? Artık ne istediğini bile göremiyordu. Dosyaları es geçerek aksak adımlarla mutfağa ilerledi. Kendine bir kahve koydu. Şekersiz, sütsüz, acı bir kahve… Şekeri bir yıl önce bır...
...zar alışverişinden sonra buzdolabının önünde şarkılar söylememiz, yokluktan aç kalacağımızı bilerek yediğimiz akşam yemekleri, maaşlarımızı aldığımız günlerde kurduğumuz harika sofralar, şarkılar açıp dans ettiğimiz günler, e...
...r çiçeğin tomurcukları gibi taze kalacaktı Unutmayacaktık hiçbirimiz ve kalbimiz kurumayacaktı Şükrü Erbaş’ın aksine Yaşlılığımız yalın ayak çocukluğumuza koşacaktı Taranan her bir saç teli dolanacaktı keskin dişli çarklara Kı...
...durak sayısını arttırırdı, içinde böylesine bir yolculuk aşkı varken. Yorulurdu bazen kar tanesi, uzayan kış akşamlarında geceyi göremeden. Kıvrılır kalırdı pervazın köşesinde, yazı silmeden. Sonra çoğalırdı içinin aydınlığı ve uya...
...10-15 dakika sonra çıktı şirketten. Bir “oh” diye nefes alması, trafiğe girmesiyle son buldu. Yolda giderken akşam ne yemek yapacağını düşündü. Et haşlaması yapmaya karar verdi; etleri buzluktan çıkarıp buzdolabı poşetiyle s...
...olarak eserdeki metaforlar kayboluyor yahut başkalaşıyordu. Başrol Montag'ı oynayan Oskar Werner İngilizce'yi aksanlı konuşuyor, rolünü yanlış yorumluyor ve her fırsatta bilinçli olarak filmi sabote ediyordu. Truffaut ona hâkim...
..., beş çocuktan en büyüğü olmasına rağmen kasabanın ‘genç kadın’ koşullarının tekine bile uymadığını söylerdi. Akşamları çamaşır yıkamazmış, kardeşlerini öpmezmiş, dua etme vakti geldiğinde evin arka kapısından teyzesine belli etm...
...a yanımda hissediyorum. Kasvetli havalarda hiç de dik durmaya gayret etmiyorum. İyice gömülüyorum içime. Daha akşama saatler varken, havanın kararması huzurumu bozuyor. Bu huzursuzluk sana çekiyor beni. Tam da tırmanmışken dağ...