...bağdaş kurdu. Cebinden sigarasını çıkardı. Boncuk boncuk terlemiş olan, yakından bakıldığında ufuk çizgisini andıran dudakları sigarayı ıslattı. Ancak altıncı denemesinde yakabildi sigarasını. Bir süre öylece durdu. Elinde, tü...
“andır” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
andır, andıracak, andıran, andırsa, andırır, andırırdı, andırırlar, andırıyor... eşleşmeleri dahil edildi.
...bir müzik sesi duydum: nasıl tarif etsem; kovboyları, sıkıcı kasabaları, renkli gömlekler giyinen ihtiyarları andıran bir bar müziğine benziyordu. Sıcacık sesli bir adam, arada bir şu sözleri yineleyip duruyordu: “Gitmeye şansı...
...ına... Hoş, böylesi daha iyi değil mi? İnsan kalabalıkta kaybolup durur, şimdiyse tüm kalabalık senin zeytini andıran parlak gözlerinde kayboluyor, arınıyor ve iyileşiyor; senin varlığını belli belirsiz anımsayarak, kanıksayara...
...bir hava adası vardı. Yapay anti kütle çekimi ile havada asılı gibi duran, metal alt kubbesiyle yarım dünyayı andıran bu yerde, yaşam yüzeyden yüzlerce metre yüksekte “gökfüze” denilen devasa yapılardaydı. Gökfüzelerde evler, i...
...avga sonunda bir hayli yorgun düşen şampiyon, yüzü pencereye dönük halde uyuyakalmıştı. Bu haliyle yarı ölüyü andıran görüntüsüne bir de perdedeki aralıktan yüzüne doğru sızan güneş ışıklarının verdiği nurani efekt eklenince gö...
...ere bakmak istedi ancak yol çok yukarıda bir bölgede kalmıştı ve yolun aşağısındaki orman, gerilim filmlerini andıran bir ıssızlıkla öylece duruyordu. Kendini çok çaresiz hisseden genç adam büyük bir korku ve dehşet içinde saki...
...ir ve zavallı kahramanımız kendisini dışarıdaki normal dünyayı tamamen geride bırakmış hâlde bulur. Labirenti andıran koridorlar bir odaya çıkar ve burada ondan tek bir şey beklenir – öğrenmesi. Önüne konan kitap yığınını tüket...
...n iki binayı birbirine bağlayan, yüksek duvarla çevrilmiş avluya baktı uzun uzun. Küçük bir botanik bahçesini andırıyordu, palmiye ağaçları ve saksılara dikili onlarca garip bitki. Kesinlikle Vatikan'ın en eski ve en huzurlu oteliy...
Bak, bu kırmızıyı senin için tutuyorum ellerimde Yarısı kalsın orada; dişlerinin arasında. Ben uçurtmama ip takmadım hiç, tutamam diye Oysa tutuyorum almayı, Bu gülgillerden tazeyi sana uzatıyorum. Sakla, dişlerinin aras
şimdi sen içkinin su gibi aktığı gecelerde parlak ışıklar altında dans ediyorsun şimdi sen yapay cennetleri andıran şehirlerde sefanı sürüyor, gününü gün ediyorsun çünkü sana dayatılan bu çünkü doğrusu bu sanıyorsun oysa kapalı...