..., kısa, biçimsiz saçlı, eski moda valizli, Amerikan çiftçisi tarzı giyimi ile kadından çok göbekli bir erkeği andıran kırklı yaşlarının başında biriydi gelen. Kafamda Deniz sayesinde çizdiğim resme aykırı ne varsa bu kadın kend...
“andır” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
andır, andıracak, andıran, andırsa, andırır, andırırdı, andırırlar, andırıyor... eşleşmeleri dahil edildi.
...de can çekişiyor Gittikçe yüzü morarıyor Yalnız değil orada Görüyorum, sosyetik şeytanlar toplanmış Soytarıyı andıran vücudunun etrafında Aklına giren sonsuz düşünce olarak Sahteliğin soluk ışığı altında Adamın üzerinde oynaşıy...
...bir ışık yayan bu gözlerle Zeliha, upuzun bir yolculuğa çıkacak olmanın heyecanını yaşamış. Simasıyla insanı andıran bir yılanmış tam da şimdi Zeliha’yı diliyle koklamaya çalışan. “Gördüm” der Zeliha. Kalbimle gördüm hem de Hi...
...r kişiye bağlanmak Ne büyük bahtiyarlıktı Aşk ve kavga Ne efsunlu idi. Ve bu iki kavram mutluluğu da hüznü de Andıran iki sözcüklerdi değil mi? Şu an, evet şu an, Hain gecede, Kurtların, çakalların güldüğü O aysız gecede, Öfkel...
...nda gibi bir duruşu vardı. Biraz da kamburcaydı ve yüzündeki kırışıklıklarda biriken teri, küçük bir akarsuyu andırıyordu. Hemen yanında beliren kişi yirmili yaşlarındaydı. Gözleri etrafa karşı resmen mücadele ile dolu bakıyordu. Y...
...eriş kartları gibi gözükürdü. Yine de gardıroptakiler sineğe altı ay önce kalp krizinden ölen Hacer Hemşireyi andırırdı. Nedeni gardıroba bakınca zihninde duyduğu naftalin kokusu muydu bilinmez. Belki de sadece Hacer Hemşirenin p...
...ok yardımcı olacaktır.” dedi. Elli yaşlarında, göbekli, Dedektif Gadget paltolu, kel, hafiften Süper Mario’yu andıran bir tip girdi içeri. Amca-yeğen oldukları beş metre uzaklıktan anlaşılırdı. Doğaya bıraktıkları koku aynıydı....
...sesle “Baba ne yapıyorsun, yapma” diyebildim ama sesimi duyuramamıştım. Benim için tek gözlü sevimli bir devi andıran konuğumuz da arkasına bakmadan ve de babama hiç direnmeden çıkıverdi evimizden. Oysa babam onu çok seviyordu....
...lentiler hep boşa çıktı; beklenen hiç gelmedi. Sonunda hissiyatımızı kaybettik, uçlarından kıvrılan mukavvayı andırıyordu halimiz. Oysa bir ‘biz’ vardık bir de ‘biz’den içeri. Kuşların kanatlarında kaldı özgürlüğümüz, hayallerimiz;...
...Yeni bir çukur açmışlar evin dibine. Çukurdaki suya bata çıka ilerledi. Kediler oradaydı hep. İnsan seslerini andırıyordu inleyişleri. Cansu, bütün kalbi soba olsun, onları ısıtsın istedi. Ayakları ıslanmıştı. Uyuşan kucağına düştü...