...aklarından sarkmış bir vaziyette deli gibi kuyruğunu sallıyordu. Hafifçe başını okşadım, ıslak burnunu tekrar avucumun içinde gezdirmeye başladı. Çavdar tarlalarında böyle tuhaf şeyler olur. Siz yine de unutmayın, her dalmaçyalı...
“avuç” sözcüğü
50 yazıda 59 geçiş bulundu.
avuca, avucu, avucuma, avucumda, avucumdaki, avucumdan, avucumdaydı, avucumu... eşleşmeleri dahil edildi.
...ı… Aldı aşkının intikamını. Bu sabah da basıp geçti kadın, Yalanlarının üstüne. Geriye yalanlar kaldı. Yalan, avuçlar dolusu… Biriktirdi kadın, pişmanlıklarını, Günler, geceler boyu… Silmek istedi yüzüne vuran, Dost görünüşlü,...
...a’nın ellerini. Yol boyunca soğuktan yanmış, kıpkırmızı olmuşlardı ve muhtemelen sızısı canını çok yakıyordu. Avuçlarımın içine aldım ufacık ellerini. Ovdum bir süre. Sonra ayakkabılarına takıldı gözüm. Kardan sırılsıklam olmuşlard...
...kesen eli şimdiden alev alev yanıyordu. Kâğıdın katını açtı. Uzun süren işsizliğin hazırladığı son, kor olmuş avuçlarının ortasında duruyordu. İlk cümlede gözleri dolan kadının gözyaşları kendisini çocuklarla tek başına bıraktığı i...
...edi. Oysa; kadın, kadının aynasıydı. Daha o zaman aynası kırılmış, annesi toprak olmuştu. Sonra bacaklarından avuç avuç et kopmuş, kan sızmıştı söğüt ağaçlarından. “Meşhur bir hikâye var, biz çocukken çeşme başına kovalarıyl...
...buğday bağlarının üstüne. Eskimiş elbiselerinin rengi üstünde uyuduğu tahtanın rengine karışmıştı. Kirlenmiş avuç içleri terlemeye başlamış, kirli bir su avucunun içindeki çukurlara dolmuştu. Öylesine rahat uyuyordu ki anne...
...gözlerindeki sönmüş ışığa bağırdım. “Sakın korkma babaanne, e mi?” Ağladığını işitiyordum. Şişe mantarı hâlâ avucumdaydı. İyice sıkıladım. Babaannemi parmaklarımın ucuna alıp, pantolon cebime attım. Bizi ayıramamışlardı.
...bu geceler Bir şarkı tınısı hatırlatıyor küçük kahkahanı Uzanmıyor artık parmakların parmaklarıma Buluşmuyor avuçlarımız Kokun gitti gelmiyor Sen gittin gelmiyorsun Fakat ben hâlâ Sensizliğin var olmadığına inanıyorum sevgilim. Ya...
...aydı. Yetmezmiş gibi, güneşin asabiyetinden güç bulan ağır nem dalgası, getirdiği halsizliği her köşe bucağa, avuç avuç, bol kepçe boşaltıyordu. Kırgın bir gülücükle garsona el işareti yaptı Ziya. - Bir şey ister misin Aslım...
...zuk paraların gereğinden fazla ağır olduğunu hissediyorum. Geçiyorum klarnet tüttüren abinin yanına, cebimden avuç avuç elli kuruş çıkartıyorum. Allah bismillah… Ne ara biriktirdim abi ben bunları, diye sormak istiyorum ama...