...ya çıktı: Ezgi, korkuya evrilmesine ramak kalmış bir huzursuzluk duyumsadı. Yaslı başını ileri geri oynatarak avucunu deldi, yine de bir türlü rahat edemedi. Oldu olası karanlıkta kalmış ve gün yüzünü ancak şimdi görebilmiş alı...
“avucu” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
avucu, avucuma, avucumda, avucumdaki, avucumdan, avucumdaydı, avucumu, avucumun... eşleşmeleri dahil edildi.
...vdiği grubun adı, büyük harflerle: METALLICA. Jöle kutusunu açtı. İşaret ve orta parmağıyla aldığı jöleyi sol avucuna sürdü. Avuç içlerini buluşturdu, yavaşça ovuşturdu. Uzun saçlarını şekillendirdi. Boynundaki, kollarındaki dö...
...i özgüvenin hükmedici diliydi. Serap irkilmişti. Fakat kendisine ciddiyet katan kontrolünü kaybetmedi. Tayfun avucunu kapadı. İşaret ve orta parmağını kaldırıp hareket ettirdiğinde, garson yanlarına gelmeden ne demek istediği a...
...k ve gri hâkim gökyüzü Melankoli... Yağmur damlaları camın ardında Uzatıyorum bir tanesine elimi Tohum oluyor avucumda Kendiliğinden fidan Alıp yüreğime koyuyorum onu Kanıma karışıyor meyvesi Kirpik uçlarıma kadar işleyen Bir şe...
...İki yokmuş. Ey göz pınarım, kuruyan cümlem, tükenen sözüm! Rüyadan çıktık bak, başım kalbine yakın Çakılmıyor avucuma uzaklık çivileri. Ey göz pınarım, kuruyan cümlem, tükenen sözüm! Yeteri kadar zamanın var imiş senin, yeteri...
Avucuma aldığımda bembeyazdı ellerin Mürekkebe bulaşmamış kâğıt gibi Makine hamurundan kesilirken kusursuzdun Kokun ham hâlini koruyordu sanki Sen o uzaktaki ağaçtın, kimse görmemişti daha Göstermemişti parmaklarıyla “Bak bir a...
...aati paydos vaktinin geldiğini haykırıyordu: Ding dong! Ding dong! Kâmil Bey gündeliği ve fazlasını Gülsüm’ün avucuna sıkıştırırken teşekkür etti. Yol boyunca geride bıraktığı günü düşündü Gülsüm. Keyifle çalışmıştı. İşine bir...
...sında tükendi kalemim Belki de şimdi şuracıkta bir ateş böceği gelir yardımıma Evrenin tüm ışıklarını bırakır avucuma Bir karınca gezinir parmaklarımda korkarak Ve bir zeytin düşer dalından, henüz ıslatılmış toprağa Sen geçersi...
...boğazıma uzatıp nefesimi sanki yol kenarına atılmış bozuk bir saati çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için avucunda gezdiriyormuş gibi tutarak kesip beni can çekişmeye zorlayan ölümü, hiç bu kadar yakın hissetmemiştim. Bir ya...
...i. Apartmanın en üstünde oturuyordu; dördüncü katta. Merdivenlerden inmesi de çıkması da yoruyordu artık. Sol avucuyla tırabzanı kavradı. Bekleyen zorlu inişe rağmen keyfi yerindeydi. Merdiven duvarlarının dökülen boyaları, kat...