...ğlı sandalın çaresizliğine takıldı gözü. İçindeki adam eli başının altında sırt üstü uzanmış, sağ ayağını sol bacağının üstüne atmıştı. Dalıp gitti kendine benzeyen sandalın hakikatine. Güneş batıyordu kendine geldiğinde. İçine ç...
“baca” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
baca, bacadaki, bacadan, bacak, bacaklar, bacakları, bacaklarım, bacaklarıma... eşleşmeleri dahil edildi.
...lerinde koyu beyaz bir perde var. Oradan anlıyorum zaten ölü olduğunu. Sonra bir şey oluyor. O, daha düşmeden bacaklarımdaki tüm kemikler kırılıyor. Kaçamıyorum anne! Üstüme düşüyor. Kemiklerim, o üstüme düşebilsin diye kırılıyor sank...
...a haziran Bir şiir büyür kalpten beşikte, sessizce Bir ıssız, kimsesiz yalnızlık çıka gelir Kapıdan kovsan da bacadan girer içeri Öyle bir an gelir ki yalnız kaldığına şükredersin Var mıdır sensizlikten daha beteri Ne yastık hâ...
Uçurumun kenarında Bacakları kırık serçeler Zamanı kalmamış hastalar Umutsuz sefiller yürüyor Gecenin derin karanlığında Güneşin bozuk rengi Kopkoyu bulutların ardında Ve uçurumun kenarında Altın sanki plastik Ve gümüş ucuz gözük...
...saçlar salık, bir tanesininki röfleli gibi, etekler bu kadar kısa mı, yoksa belden mi kıvrılmış belli değil. Bacaklar çıplak, soket çorap, converse ayakkabılar. Kendi lise yıllarına gidiyor Nevin'in aklı. Etek boyunu cetvelle ö...
...diyor elleri belinde; işgüzar ve sevimli. Ne güzel bir vücut! Yere sıkı sıkı basan kemikli ince ayaklar, uzun bacaklarında diz kapaklarının hemen üstünden başlayan zarif koşucu kasları, belindeki kıvrımlara tezat, sivri omuz uçları....
...a Önümüzden çekilsin bakır yüzlü açmazlar Babalar, oğullar, omuzlar Dağlar dağları yumruklar Atlayalım, beton bacaklarını kaçırma Sarı yetişmeyen çiçek yemyeşil ızgarada Bir şey ıslanmaz koysuz ışıkta Bir bina, gök, bir bina Bebek...
...lı kalmayacak. Büyük ihtimalle hiçbir hastalığa yakalanmayan, kesikleri hemen iyileşen, hatta kaybettiği kol, bacak yerine hemen yenisini çıkarabilen, insan zekasının çok üstünde "yeni versiyon insanlar”ı üretmek mümkün olaca...
...ğru eğiliyor, nefesi zehir kokuyor. Uyuşukça, kirli elini gözlerimin önüne düşmüş saçımda gezdiriyor. Ellerim bacaklarıma sarılmış. Yaşanmamış çocukluğuma, gençliğime dört duvar ağlıyor. İsten kararmış duvarlar. Gözlerim kapalı çığ...
...derecede büyük, parlak bir mağara buldu, yorgunluktan zayıf bir çubuk gibi iki parçaya ayrılacak durumda olan bacaklarıyla zar zor içine ilerledi. Kendini mağaranın kuytu, karanlık bir köşesine bıraktı. Uyusa çok iyi olacaktı çünkü...