...uzun ve zarif bir boynu vardı. Onu önceleri tanımış olsaydım, Nilgün’e yazdığım gibi, bir kuğu hüznüne sahip boynundan bahseden bir şiir yazabilirdim. Sohbetimiz ilerlemiş, gece onu evine bırakmıştım. Beni yukarı davet etmiş ama...
“boynun” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
boynun, boynuna, boynunda, boynundaki, boynundan, boynundur, boynunu, boynunun eşleşmeleri dahil edildi.
...soğuk” dedi. Hastalar soğukta durmazdı ki. Babamın o akşam eve ilk defa erken gelmesine çok sevindim, koştum boynuna sarılmak istedim ama sanki çizgi filmlerdeki robotlar gibiydi. Teyze, konuşmadan bir köşeye oturan babamın ku...
Ne vakit bi kadın görsem Sarılırım boynuna Ne vakit görsem anamı Sarılırım boynuna Meğer her kadın Bir anaymış Saçını dök sen Kararmış yüreğime Gün doğsun ellerimize Yokluğunu sen bilsen Ağlardın benimle Ne vakit bir kadın görs...
...kediyi. Öptü. Kulağına bir şeyler fısıldadı. Yüzünde belli belirsiz bir gülümseme; tedirgin edici ve cesurca. Boynundaki atkıyı çıkarıp kediye sarmaladı. Ve hiç sonu gelmeyecek sandığı o sokağın köşesinden dönüp, karlar içinde siy...
...ık perdeleri ve daha güzel oldu dünya. v16 Dünya şimdi senin boynundur En rahat uyuduğum yer dizlerindir. v17 Boynundan başlıyorum yolculuğa Dizlerin, avuçlarımın arasında. v18 Bu serüven hiç bitmeyecek. v19 Sana gönderdiğim tüm...
...r yeri. Musa var o yanık değilken, Musa; “Vasfiye'm” der memelerini öper, “Vasfiye'm der bıyıklarını bastırır boynuna, “Vasfiye'm” der saçlarını koklardı. Musa; “Vasfiye'm” der; bir kınalı kuzu Vasfiye'den bin koyun eylerdi. Mu...
...ediyordu. Bedenim ileri geri sallanırken şarkıyı mırıldanmayı bıraktım ve “Düşünme.” dedim beynime. “Babamın boynundaki o ipi düşünme. Küçüklükten beri nerdeyse her gün atladığım o kırmızı ipi düşünme. Soluk bedeni düşünme. Masan...
...edecekti. Gün geldiğinde Tav’ra’nın ışığı yavaş yavaş Zahira’nın gölgesine yenik düşerken, Basira’nın kılıcı boynuna dayandı. Eğdiği başını son kez kaldırıp beyaza dönen gözlerini Belamir’e diktiğinde Basira’dan kaynaklanan bi...
...ğını bahane edip erkenden yattı. Rüyasında Saim’le kırlarda koşuyordu. Papatyadan bir taç uzatıyordu sevdiği. Boynunda geziniyordu dudakları. Bembeyaz bir elbise vardı üstünde. Çimenler, bir ressam yeteneği ile beyaza yeşili akt...
...şu teknolojik ürün eskisine nazaran daha öyleymiş, kim istemezmiş ki topraktan çıkan taşları bir ipe dolayıp boynuna asmamak, moda buymuş, bir çorbaya astronomik paralar da ödenirmiş...” Sayı: 65