...bahçesinde ve seni daha da çeker kendisine. Ne kadar virajlı olsa da bırakmazsın sen onu. Gün olur yol biter çiçekler solar. Bir de bakmışsın ömür bitmiş kimse kalmamış. Öyle bir ömür ki bir buçuk sene asırlar gibi gelir. Yaşad...
“çiçekle” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
çiceklerin, çiçekle, çiçeklendim, çiçeklendiniz, çiçeklendirmesine, çiçeklenecek, çiçeklenir, çiçeklenmişti... eşleşmeleri dahil edildi.
...iğini bulmam gereken bir sokak kedisi var. Ziyaretine gitmem gereken bir ağaç ve sohbetini özlediğim ilkbahar çiçekleri. Tıpkı şarkının sonunda kendini tekrar düzen gibi. İki nota daha. Sonra.
Kan şerbetini içtik bahar çiçeklerinin, 2 yıl önce bugün Kımıldamayan yapraklar gibiydi O zamanlar aşklarımız Akasya kokulu çocukluğumuzu gömdük parklara Kaybettiklerimize kaldırdık, Boğuk sesli kadehlerimizi Bu bahar biraz tanıdık...
...zel betimleniyor ki, gözlerimi kapattığımda o bahsedilen tepede, güzelliğiyle hiçbir şeyin boy ölçüşemeyeceği çiçeklerin arasından çıkan kelebeğin burnuma konuşunu hissedebileceğim gibi. Öte yandan, cümleleri o kadar ustaca ayarla...
...n üryan haliyle kucakladığı gibi bahçeye çıkardı. İki adam boyundaki parlak siyah renkli, yüzü dövme çelikten çiçeklerle bezeli cümle kapısının önüne kadar getirdi ve adeta bir kum çuvalı gibi yere bıraktı. Kapının demir sürgüsünü...
...getiriyor bana. Kuşlar onun adıyla bir beste yapmışlar bile. Gökyüzü onun bakışları gibi günümü aydınlatıyor. Çiçekler, siz neden bu kadar güzel kokuyorsunuz? Ah! İnsanlar ne kadar da mutlu. Niye mutlu olmasın ki? ‘Aşk kapıyı ça...
...abii... “Hayır, teşekkürler.” Bir terapiyi daha deliliğimi tescillemeden kapatmıştık, hayırlı olsun. “Yalnız, çiçekleriniz kuruyacak bu gidişle.” Arayan gözlerle, hatta arayan şefkatli gözlerle baktı. “Tabii, yoğun çalışma temposund...
...bakış açılarına sahip olma becerisi kazandırıyor. Ne zamandır annemin elinden çorba içmedim? Pencere önündeki çiçeklerimi son kez suladım. En sevdiğim şarkıyı son bir kez dinledim. O hiç sevmediğin tütünden içtim. Sahi, sen neredey...
...e çektiğin sigaranın küllükteki yerinin boş olduğunu. Yavaş. Yavaşça... Sen de hissetmiyor musun? Etrafındaki çiçeklerin öldüğünü? Görüyor musun? Çünkü her hikaye ya doğum ile başlar ya ölüm ile. Göremiyor bazen insan işte. Kör ol...
...ı koşmuşluğundan kalan yorgunluğu var. Benim içimde koşmayı bırakmış bir at, sende ise her bahar yeniden açan çiçekler var. Var oğlu var!”