...–böylece sıradan acılarına alışabilmeli- ya da eline geçtiği bütün ağrı kesicileri yutmalı -ki böylece insanı çıldırtan belirsizlikten kurtulmalı- Benim tercihim ilkinden yana. Acı eşiğinden atlamak ve huzura düşmek! (Yalan! Hiçb...
“çil” sözcüğü
4 yazıda 6 geçiş bulundu.
cilada, cilalanmış, cilalayabilir, cilalı, cilası, cilayla, cildi, cildindeki... eşleşmeleri dahil edildi.
...ta, bir deve kuşu olmak vardı o an, gömmek başımı kuma... Yoktu... Yoktu ya, yetmezdi de. Hiçbir kum yetmezdi cılız bedenimi o bakışlarından kurtarmaya. Ve yüzsüz yüzüm, soyunamazdı mümessilliğine kekre mevcudiyetimin. Ne uta...
...ezaketsiz sizsiniz, beni aşağıladınız, sanatımı kendinize lümpen bir akşam eğlencesi yaptınız’’ diye bağırdı. Çıldırmak üzereydi, kendini sokağa attı. Başı eğik hızlı adımlarla yabancı bir şehrin sokaklarında yürürken sürekli düş...
...Salih’tedir. Eğer iznin olursa istemeye gelsinler” diyeceğim bir akşam- annemle divanda otururken kapı çaldı cılız cılız. Annem benden erken davranıp kalktı. Bir süre sonra bir inleyiş ve ardından sert bir ses işittim. Kapıy...
...an dükkânına yöneldi. Belki de hayatında ilk kez bu kadar hızlı koşuyordu. Elli metre ötede bulunan dükkânına çıldırmışçasına koşuyor dükkânının kadının bulunduğu noktadan bu kadar uzakta olduğuna, olabileceğine de ilk kez şahit oluyor...
..." bakışları atabileceğiniz bir adam, işte bütün mesele bu. Böyle bir adam çıktı mı karşınıza, yani dıştan iyi cilalanmış, fiyakalısından hemen hayal dünyanızda yer bulurdu bu adam. Hele bir de kader denilen şu meret size bir kaç o...
...ola koyulma kararı aldılar. İçkinin sarhoşluğundan daha azade bir sarhoşluk vardı Ekrem’de, testilerin içinde çil çil altın olduğuna önce kendisi, sonra diğer altı kişi inanmıştı. Sabah yüzleri gözleri şiş bir halde uyanıp...
...da, Yüzbaşı Cemil’in nezdinde, subayların Trablus'tan Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar cephelerde çektikleri çileler ve buna rağmen İstanbul ve İzmir'in işgali ile yaşanan acı sonuçları işledi. Yılgın ve bezgin subaylar ile ma...
...ar hoşuna giderdi. Bol yağlı börekler, taptaze ekmekleri masadan iterdi adeta, sonra o ev yapımı reçeller ki, çilekli olanı hep eskilere götürürdü onu, çocukluğun anlamsız girdaplarına, doyumsuz bir iştaha sürüklenirdi, hele pe...
...en seçerken bir ipucu kolluyorum. Katlanmış derisinden taşan ifadesizlik, ne çok şey anlatıyor öyle. Kırışmış cildindeki güç fark edilen gözlerinden tok bakışlarla üstüme saldığı haşyet, cevabımı sıkılaştırıyor. Böylesi keskin yan...