..."Ah ne iyisiniz" dedi. Öbür rahibe arkadaşı, uzanıp bana baktı. Bir yandan kahve içiyor, bir yandan da siyah ciltli küçük bir kitabı okuyordu. İncil türünden bir şeydi. İkisinin önünde de kahvaltı diye, kızarmış ekmekle kahve...
“çil” sözcüğü
4 yazıda 6 geçiş bulundu.
cilada, cilalanmış, cilalayabilir, cilalı, cilası, cilayla, cildi, cildindeki... eşleşmeleri dahil edildi.
...inin üzerine doğan Halk edilmiş canı helak eden Susuzluğun kaynağı O aynı güneşin üşüyüp de bulutla örtündüğü Cildi kanser edenin kemiği sağalttığı İyi ve kötü günlerin sırayla kapı kapı dolaştığı Hayrın şerre şerrin hayra aç...
...gısıyla fikir ayrılığına düşmek, bendeniz ve izleyicilerde şüphe uyandırmamalı. “Eğer istersem yaparım ederim”cilik oynuyoruz, dünyanın öğretilerine bakmadan. Suyun aktığı, engel tanımadığı bir sıfatla karşınıza çıkıyorum. Be...
...amma… Yüzüme bak. Elledi mi seni söyle?” Çare yok. Konuşmalı Nimet. Ağzından pelteleşmiş bir çift laf çıktı. Cılız, gücenik. “Yok… Ellemedi.” Kadın halının bozuk dokunmuş bölümünü düzeltti. Tam istediği gibi olmasa da idare...
...ldiler elbet; gözlerine girmek için kırk takla attıkları kızların bir başka adam karşısında eriyişleri onları çılgına döndürüyordu. Daha ilk haftalardan Yakışıklı hakkında efsaneler uydurulmaya başlanmış, uzaktan uzağa seyredip...
.... Öyle ufak tefek bir oğlandı ki her bir adımında kalabalıklar yutuyordu onu. Kalabalıklar arasında itiliyor, cılız sesi rüzgâra karışıyor, bacakları ağırlığından titriyor, kolları bedeninden bağımsızca savruluyor, üzerine bo...
...için getirdi onu.” Mahkeme suratlı adam, göbeğini titrete titrete güldü. Ekşimiş ayran suratlı kadın, sesine cilve kattı. “Babana diyek de bir dahaki gelişine sana da getirsin Almanya’dan.” Pantolonunun ağını kaşıyan adamın...
...asadaki paranın dörtte birini önerdiğimde sakinleşti. Teklifi kabul ettiğini düşündüm. Kollarını bıraktığımda çıldırmış gibi yerinden fırladı. Ne olduysa ondan sonra oldu.” Cemal’in dudakları titriyor, göz pınarları artık söz din...
...mirasçılarından biri. “Görünür gerçeğe rağmen, bir insanın ölümünün bir sineğin ölümünden farksız olduğu bir çılgınlık dünyasında yaşadığımızı, bu hesaplı vahşetler ve ölçülü delilikleri, insanda korkunç bir hürriyet isteği duyu...
...haykırıyordu: Ding dong! Ding dong! Kâmil Bey arkasını döndü. Halının tüyleri arasında kaybolan terliğin sesi cilası aşınmış balıksırtı parkeye bastığında tüm salonu dolaştı. Duvar saatinin altındaki sehpanın önüne geldiğinde...