...sininki röfleli gibi, etekler bu kadar kısa mı, yoksa belden mi kıvrılmış belli değil. Bacaklar çıplak, soket çorap, converse ayakkabılar. Kendi lise yıllarına gidiyor Nevin'in aklı. Etek boyunu cetvelle ölçerdi müdür yardımc...
“çor” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
corint, coriolanus, coryo, çor, çorabı, çorabımı, çorabın, çorak... eşleşmeleri dahil edildi.
...Dakikalar arasından düşe kalka saatler de geçiyordu. Geceden kalmış biraz huzursuzluk ve biraz da karamsarlık çöreklenmişti bedenime. Nihayet gün hafif bir şekilde ağarmıştı. Bir geminin güvertesinden dürbünle ufka bakar gibi oval pe...
...il miydi? Unutur muyum hiç” dedi. Elimde anahtar odaları dolaşıyordum. Mutfağa gittim. Yere döktüğüm mercimek çorbasına ağlamamı, soğanları diri kalan taze fasulye yemeğini, fırında unutup yaktığım keki, arkadaşlarım geldiğinde g...
Kara bulanması gerekir ayakkabılı çamurların Tarama kaşlarını, dağınık kalsın çoraplar Akıp giden de nehir değil, akıp gitmez düzgün balıklar Birini öldün mü, o biri ölmez Yalnız atlara da üzülme Yanı başlarında erkeksi direkler...
...evin arka kapısından teyzesine belli etmeden sıvışırmış. Dedemle buluşmak için. Kışları kalın kazak ve upuzun çoraplar giymeyi reddettiğinden az daha zatürreden ölüyormuş, kolay sıyırdığını söylerdi. Sonra kahkaha atardı, dudağı...
...çıkmış balıkçı motorlarıyla selamlaşıyoruz. Ağlardan çeşitli balıklar seçiyoruz ve kaptan bize çabucak balık çorbası kaynatıyor kahvaltı niyetine. Gece ne kadar rakı içtik hatırlamıyorum. Çok içtik. Durmadan içtik. Kaptan Muaz...
.... Yok, hayır... Kimseye zarar verme niyetinde değiliz. Kimden ne zarar gördük ki bu güne kadar? Duygularınızı çorba ettikten sonra onu soğutup içine pisleyen mi oldu, güveninizi sakız misali çiğneyip sonrasında da patlatan mı...
...ilerde mevsim sonbahar Artık yaprak hışırdamıyor gittiği yollarda Şimdi ileride bir ışık görünmez oldu Vardık çorak yoksulluklara İşte bu yenilgidir baştan aşağıya Ve sonra kabulleniş gelir Bir kalem kıpırdar yerinden Utanır...
...mi ödüllendirdim güya. Emeklilik dedikleri şey ölümü beklemekmiş azizim. Yıllarca bütün gün salonun koltuğuna çörekleneceğim günleri hayal ettim. “Allah’ım bir emekli olayım daha da ne isterim?” derdim. Hepsi faso fiso. Yani öğlene ka...
...ırmış. Neriman Teyzeyi seviyordum. Bana bakarken içimi ısıtırdı. Sırf ben seviyorum diye evden yeşil mercimek çorbasını eksik etmezdi. Okuldan gelince elimi yüzümü yıkar köşe taşı gibi salondaki kanepeye otururdum. Neriman Teyze...