...n yanında yıllardır ikamet eden ismini okudu içinden: İsmail Konar. Yüzünde gülümseme son dört basamağı indi. Defalarca sökülüp yerine emaneten oturtulmuş parke taşlara takılma korkusuyla önce yeri kontrol etti. Daha geçen hafta...
“def” sözcüğü
4 yazıda 4 geçiş bulundu.
def, defaatle, defalarca, defans, defansa, defasında, defedilmesine, defet... eşleşmeleri dahil edildi.
...ersinde tahtaya çıkıp - çok modaydı o zamanlar - boğaz temizlenir ve en iyi söylenildiğine inanılan şarkı her defasında bıkıp usanmadan sınıfta yankılanırdı. Murat, kapkara gözleri ve kısacık kesilmiş saçlarıyla karşımda belirdi...
...ılarla süslenmişti. Ruhuma dokundu kelimeler. Hayatımda ilk kez biri beni iyi yönlerimden dolayı önemsiyordu. Defalarca okudum. Acaba, diye düşündüm sayın yargıç, acaba hem iyi olmak hem de önemsenmek mümkün olabilir mi? Mektup o...
...a unutamıyorum. Sık sık aklıma geliyorsun hak etmediğin hâlde. Sen hecelerimin altına gizlediğim nefret, eski defterlerime döktüğüm tuzlu bir zehirsin. Ansızın çekip gittiğin gün de benim en güzel günüm. Yok, hayır! En güzel günüm b...
...uz elbisesine dokunan kadın olmalıydı Havva’dan beri elden ele taşınan emaneti rüzgâra teslim eden. Uzun uzun defalarca baktı kadına; gözleri dalgaları aşıp ulaşamadı sığınacağı yüzün dinginliğine. Sayfaya uzanmış saç telinden da...
...en bir yöntemle tedaviyi önerdi. İğneleme üzerine de bir şaka yapabilirdim ama vazgeçtim. Sonra bir şırıngayı defalarca sırtıma sokup çıkardı. Çıktığımda, kendimi Apollo 11’den sekerek inen Neil gibi hafif hissediyordum. Hop bir...
...mamızın üçüncü gecesi, marketten aldığım en etkili sinek ilacıyla. Hiç beklemediği anda arkasından yaklaştım. Defalarca duyulan “fıssssss!!” sesinin ardından neye uğradığını anlayamadı. Can havliyle havalandı. Küçük daireler çizd...
...Elini ayağındaki prangaya götürür, her beş dakikada bir deneyimlediği gibi zinciri çözmeye çalışır ancak her defasında yara alır göğsü, pes ederek bırakır. Buradayım der Zeliha, Nasıl da isteksiz körlersiniz, Nasıl da bakmazsını...
.... Ağlamadım. Hiç ağlamazdım. Babaannem ağlıyordu. Şıpıdık terliğinin tekini eline almış bas bas bağırıyordu: “Defolun! Bırakın oğlumu. Ben biliyorum kimin şikâyet ettiğini…” En son ne zaman taradığını bilmediğim kirli saçlarını...
...ımlarıyla banyoma giren ve elbisesini giyinirken buz camdan gölgesini izlediğim kadın, yani sen. Bir elin her defasında olmak kaydıyla girip çıkıp bir şeyler ürettiğini belki ilk defa görüyordum. Buzdolabından çıkardıkların masam...