...etmektir. Kedimiz Mukaddes’in bir gün başımıza bir iş açacağını, onun bakışlarından ürktüğünü söylediğin her defasında sana güler, kuruntu yaptığını söylerdim hatırlarsan. Fakat Mukaddes’in ruhlarımızın arasındaki pamuk ipliğine...
“def” sözcüğü
4 yazıda 4 geçiş bulundu.
def, defaatle, defalarca, defans, defansa, defasında, defedilmesine, defet... eşleşmeleri dahil edildi.
...im ama saymayacağım. Bunlar hep sende sezgisel. Sezgisel olduğu için delik dediğin şey büyüyor. Kuzum bunları defalarca anlattım sana. - Zorla ağzımı bozduracaksın be! “Politiklik”miş! Ben kendimin farkında değilim diyorum. Çok ş...
...olmalarından ibarettin sen sadece. Onlara bu payeleri biçen, senin dışında kimse değildi. İnsan sormaz mıydı defalarca sevişmişlerdi ve kulakların bu sevişme sahnelerine onlarca kez şahit olmamış mıydı, madem öyleydi neredeydi d...
...r gibi kısıyordu. En sonunda gözleri açılmıştı. Gördükleri bilincinin bir oyunu olmalıydı. Hayır bu olamazdı. Defalarca hayır diyerek haykırdı ama her şey hiç olmadığı kadar gerçekti. Ve gerçekler artık et kemik olarak karşısında...
...ı. Anlam veremedi. Uzanıp portakalı tırnaklarıyla soymaya başladı. Biraz beceriksiz olsa gerek, sıçrayan suyu defalarca gözüne kaçırdı, su gözünü yaktı. Yanan gözleri ona kendisinin de anlam veremediği bir haz veriyordu. Gözleri...
...… Derler ki insanı ölüm değildir öldüren… Ölüm UNUTULMAKTIR… Bu satırları not düşmüştü o soğuk Ankara kışında defterine… Ve bir sigara yakmıştı geceye doğru. Üşürken parmakları nefesini siper etti soğuğa. Oysa bal gibi biliyordu...
...etrefilliydi. Tahir, Adalı Ethem'den ayrılarak Tulumbacı Hüsnü'ye biat etmişti. Dolayısı ile Tahir'in semtten defedilmesine bizzat muktedir değildi. Bu durumda hasmına ricacı olmak mecburiyetindeydi. Talimat, geçim kapısı olan Arsen'...
...un üstünde yapmak istiyordum çünkü ödev çok zordu. Ertesi gün okula gittiğimde öğretmenim ödevimi beğenmiş ve defterime imzasını atmıştı. Öğretmenimizin defterimizi imzalaması bizler için övünç kaynağıydı. Ben de bunu eve gelir g...
...ıma ilk gelen şey yazdıklarım oluyor. Şiirlerim ne olacak? Kim onları bir araya getirecek? Okunacak mı, yoksa defter aralarında mı kalacak? Bu soru zihnimin tam ortasına düşüyor. Tam da ölümü düşünmediğim bir günde, bir haber...
Benimle birlikte yaşlandı bu dünya Tuttuğum defterler ellerimi kirletiyor Şiir, insan meyvesi Her şiir bir çağla Dolu vurdu, döküldü bu çağda Renkleri soldu gökkuşaklarında Sesleri çınlamıyor meydanlarda Yumuşak tenini hissetmiyo...