...“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dedim, o yılan bin yıl sonra geldi bana dokundu. O zaman fark ettim, bana dokunmadan da bir şeyler yapmalıydım yılan için. Melek vardı ya, geldi dokundu bana. Gözlerimi açtığımda Karabağ’daydım....
“dokun” sözcüğü
7 yazıda 10 geçiş bulundu.
dokun, dokunabildim, dokunabileceği, dokunabileceğimi, dokunabilir, dokunabilirdi, dokunabilirler, dokunabiliyor... eşleşmeleri dahil edildi.
...anı başında, etinin bittiği ve onun etinin başladığı mükemmel noktada, bir elin sana uzamasını hissetmelisin. Dokunabilir mi bilmiyorum. Yalnız bir kere düşün. Düşün ki, bu eller bir anneye sarılmış, bir babanın sakallarını okşamış...
...e bir otel odasında keşfettik bu ritüeli. Ah! enseme dayadı yine nefesini parmak uçlarıyla saçlarımı aralayıp dokundukça kafama kıvranıyorum, biliyor nefesinin beni delirttiğini sürüyor cömertçe bu yüzden boynuma, koynuma, ku...
...ar da zor; ama bu işte bir tuhaflık var. Ölümün sesi yanıma kadar geldi ama benim hissettiğim şey huzur. Bana dokunmuyor, isteseydi çoktan saldırıya geçer ve beni öldürebilirdi; ama bu öyle olmadı. Neden bana zarar vermiyor? Çok y...
...i gezmek istedi. Her ne kadar gitmek istemesem de ısrarlarına dayanamayıp götürdüm. Malikanenin kapısına dahi dokununca kapının elimi okşar gibi bir his uyandırmasıyla ürperdim. İçeri girip odaları dolaştık, çocuklar sıkılınca da...
...Evrenin farklı bir noktasında, kendi dilimizle konuşuyoruz sessizce, sözcükleri resimlerle süsleyerek. İnce, dokunaklı deri beni kendine çekiyor, yüzü yeryüzünün yansısı. İnşa edilmiş duvarlar, aşılmayan çizgiler yok. Yüreğine e...
...genişlerken… Birkaç adım öteden, çimenleri yatak yapmış sokak köpeğini seyretti. Yerinden kıpırdamamış ayraca dokunmadı. Sayısız kez bıraktığı göz izlerini emanet edip kitabı kapattı. Bankın ucuna çantasını koydu, üstüne kitabı y...
...ara yazmak; gerekmedikçe yapılmayan, ivedilikle kaş ile göz arasına sıkıştırılan. Ucum açık olmalı kağıda ilk dokunduğumda, istesem canını yakabileceğimi bilmeli sivri ucumla, bu heyecanlandırır hem beni hem de her noktasına istediğ...
Uzat ellerini ve uyut beni Sophia. Karanfiller atılmadan üstüme, bir tek sen dokun bana. Ruhum havalanıyor hissediyorum. Benimle birlikte uçuşan kelebekleri görüyor musun? Onlardan önce sen dokun bana Sophia. Anlat beni onlar...
...içeri ya dışarı. Görünmeyen bir el yabancısı olduğu mekâna itiverdi. Postalı ürkekti. Parke taşlara sessizce dokundu postalları, önce sağ sonra sol. Duvar dibinde oturanların gözlerini üzerinde hissetti. Dönüp bakmadı. Duvar d...