...k yüzünü avuçlarına aldı. “Sen?” “Nasıl bu kadar kolay alıştın?” “Beni ittiğinde zaten düşmüştün.” Soğuk cama dokundu; “Dünya buradan daha iyi.” “Orada bir şey yok.” “Burada? Bunun için saraya dönmeye değerdi.” “Ziyaretine geld...
“dokun” sözcüğü
7 yazıda 10 geçiş bulundu.
dokun, dokunabildim, dokunabileceği, dokunabileceğimi, dokunabilir, dokunabilirdi, dokunabilirler, dokunabiliyor... eşleşmeleri dahil edildi.
...bir çınarı, bembeyaz bir bulutu ve hatta bir martının gri gözyaşlarını kaçıracaksınız belki de. Ben hiçbirine dokunamadım, koklayamadım ama hepsini gördüm, hepsini duydum. Ve artık anlatmaktan korkmayacak hale geldim. Kelimelerimi...
...ebiliyorum göz bebeklerim hala kocaman. İşte! Bir teselli daha, bembeyaz kar yağıyor lapa lapa, parmaklarımla dokunup dudaklarıma götürüyorum aynı soğuklukla, buz gibi olmak fütursuzca. İçimin en derinlerinden gelen sıcaklık bu...
...n de koktuğu, Turkuaz kelebeklerin dudaklarının arasında uçtuğu, Çiçeklerden yaratılmış hayale. Ses tellerine dokunduğum hayale. Yazan: Emra Göndüz
...n üstü. Hava soğuk ama acılarım kadar değil, bacaklarım karnıma çekilmiş oturuyorum. Bir kadının yüzüne aşkla dokunmuş elleri, şarap şişesini tutuyor sımsıkı. Konuşmuyoruz. Derin bir nefes alıyor. Öksürüp boğazını temizliyor. “B...
...kinci asrını âşık olduğum kadının hatırasıyla kutladığım için, belki de hakikaten adam olamadığım için. İçime dokunuyordu gece; ihtiyar uzaklaşıyor, rüzgâr, yüzümün diğer yarısını da bir cinnete davetiye çıkarırcasına parçalıyordu....
...onunla öpüşmekten gayrı. Saat. 03:00. Kokusu. Şarkısı ve hüznüyle orada. Gökten farzdır denip iniyor ayrılık Dokunmalar yasak vuslat ağacına, Adem de uyuyor Havva da; yılana ve şeytana. Su eklerken, birkaç rakının üstüne, Rengim...
...Artık nefes almak son bulduysa da gökyüzü görünüyor engelsiz. Özgürce bulutların arasında dolaşılıyor, onlara dokunulabiliyor. Dünyada kaldığı süre içinde büyüyemeyen çocuklar yaş da alıyor. Belki bir yıldıza oturup dünyayı seyre dalar...
...bah güneşi ışık salkımları düşer kamış boyu göllerin içine hüzün yumağından ördüğüm kazağı sana giydirmek hep dokunur bana kapıların eşiğine yürümüş sel suları kendime dönük ağlarım kimse bilmez bile güzün kırağı vurgunu bahçel...
...arı, akşam olup da geri geldiğinde, yerini sorgusuz bir boyunduruğa bırakmış olurdu. Tesellisi olmayan, kalbe dokunmayan ve silinip giden, biçimsiz bir rüya misali. Karnındaki saplantıyla işte bu ağrıyı anımsadı. Ciddi kalamıyordu...