...ekmiyordu. Ne zaman ki pencereler morla boyanıyor, o zaman isteksizce kalkıyordu çivilendiği koltuğundan. Sağ elinde dürbün tutma yorgunluğu, sol elinde ateşi geçmiş şehvetin ıslaklığıyla… Sonra atıyordu yine kendini alkolün u...
“eli” sözcüğü
103 yazıda 145 geçiş bulundu.
eli, elia, eliade, elif, elife, elifi, elifim, elifin... eşleşmeleri dahil edildi.
...h bir maske, üstünde lacivert bir bahçıvandan tulumu… Tam ağzımı açacağım ki eski model bir telefon çıkarıyor elinden. “Benim ev de dahil para edecek ne varsa attım kamyona. Zeliha karısının evinde de bir şey bırakmadım. Antika...
...lı, karanlık yollar uzanır önünde. Yalnızlık ve çaresizlikte kaybolur ruhun. Sokak lambası titrer gözlerinde, elinde iki adet soda. Kapının önüne bırakıp odana geçersin. Rüyalarında kaybolup, onlardan kaçıp yine onlarda bulurs...
...a da ne koklattı, ne öptürdü. “Hoşt sokulma be. Evlenince demiyor muyum ben sana?” Canı sağolasıca Ayten! Bir elini tuttum sadece. Olsun varsın bütün ömür yetti. Bazen uğruyordur herhalde mahalleye. Bir karşılaşsak ne olurdu?...
...akarken içimi ısıtırdı. Sırf ben seviyorum diye evden yeşil mercimek çorbasını eksik etmezdi. Okuldan gelince elimi yüzümü yıkar köşe taşı gibi salondaki kanepeye otururdum. Neriman Teyze çocuk özlemini bende giderir, sanki b...
...kan kesilmiş kasıklarından sızmaya başlamıştı. Arkamda bir hırıltı yükseldi. Bir köpek dişlerini göstererek geliyordu. Adam ve kadın yağmur bastırmadan hasadı yerden kaldırmanın telaşıyla hiç durmadan çalışıyorlardı. Kara bulut...
.... Ne sıkıntılar çektim aktarma yapacağım durağa varıncaya kadar... İneceğim durak göründüğünde hareketlendim. Elimde asa yoksa da kalabalığı yararak kapıya ulaştım. Görünmeyen kayıpları saymazsak tüm parçalarım yerindeydi. Şim...
...ır ama çok yakıcı bir şekilde doldu ve hiç beklemediği şekilde, aniden, hüngür hüngür ağlamaya başladı Fulya. Elindeki yarı dolu plastik kahve bardağını düşürdü ağlarken. Azeri kadın şaşkın, hemen fırladı ve bardağı yerden alıp...
...k? Sonsuz mutluluğu elde edemeyeceğinizin farkında değil misiniz? Güneş size gülmeyecek ve hiçbir Mart ayında elinizde montsuz dolaşamayacaksınız! Tek bir umut tıkırtısı yok bu beynin içerisinde. Her şey olacağına varacak ve ola...
...günden beri. Sen beni bırakalı tam tamına yedi ay iki yüz on dört gün olmuştu. Dolapları yerleştiriyordum ve elime sana ait minicik bir şey geçti. Dolapta öylece kalmış, kenara, arkalara atılmış, senin bir zamanlar varlığını...