...kim olamadığın türden hani. Bazı aşklar vardı, başkaydı. Islak şemsiyenin tepesine yapışan yapraklar gibiydi, fazlaca usul. Onlar korkaktı; rüzgârın fısıltısına, yağmurun gücüne kanarlardı. Bazı aşklarsa hiç betimlenmemişti. Yü...
“faz” sözcüğü
1 yazıda 2 geçiş bulundu.
faz, faziletine, fazla, fazlaca, fazladan, fazladır, fazlalaşmış, fazlalık... eşleşmeleri dahil edildi.
...tema bunların etrafında dönse de eser daha ziyade bunların gölgesi altında kalmış; ancak insanı belki daha da fazla rahatsız eden motiflerle dolu; içsel çatışmalar, ahlaki ikilemler, insanın zayıflıkları ve sorgulamalar… Kişi...
...alarda!” Ya sebebi kurban bayramı ya da erken vakitte konuşması, bunu da bize söylemezler ama koyundan pek de fazla bir et çıkmadığını herkes görüyor. 30 kümesten 25’i yıkıldığında, tavukların çoğu telef olmuş durumda. Çeşitl...
...daşımın önerisiyle bu şansı elde ettim. Şans diyorum çünkü izlediğim öyle alelade bir film değildi bana göre. Fazlasıyla gerçekti ve bunu bana hissettiren de kesinlikle kadın başrol oyuncusu Vanessa Kirby diyebilirim. Filmin adı “...
...na devam ediyor. Birileri bir şeyler yiyor, yediklerini sindiriyor, kullanacakları enerjilere çeviriyorlar ve fazlasını da bir şekilde depoluyorlar... Beynimiz de aynı şekilde; bazı verileri ele geçiriyor, onları sindiriyor, kull...
...Dilimizi erozyona uğratmadan; üretmek, geliştirmek ve ölümsüzleştirmek için duyarlı davranıp üzerimize düşeni fazlasıyla yerine getirmeliyiz. Dilimizin nice nice asırlarda, nice nice Türkçe sözcüklerle yaşaması dileklerimle esen k...
...i konuşuyorlardı dünyadan soyutlanmış. İki fincan duruyordu önlerinde, içilmiş ve kahvesi kurumuş. Halit daha fazla düşünmeden kitabını kırmızı kadife örtünün üstüne bırakmış, simitlerden birini çıkarmış çayının gelmesini bek...
...ulamayı yeni bitirmişti ki, Nermin geldi oturdu karşısına. Halime hala biraz da ev sahibi pozisyonu nedeniyle fazla sessiz kalamadı yeni misafire ve selamlaşma faslı biter bitmez "nerelisiniz kızım?" diye soruverdi. Nermin, h...
...mamasına karşın, babası torunlarının hatırına kızını affetmiş. Mehmet de çalışmak için büyük şehre gitmiş ama fazla duramamış oralarda. Kendi köyüne yakın bir kasabaya gelmiş. O da evlenmiş. Çocukları olmuş. Demem o ki günler...
...ne kadar da güzeldi. Ekmeğimi, kuyruk sallayarak yanıma gelen kahverengi bir dostla paylaşmıştım. Keşke biraz fazla alsaymışım. Yalanıp duruyordu yavrucak. Çimlere uzanıp uzun bir süre bulutları izlemiştim. Mavi bir tuvalin ü...