...gidiyoruz!” diye bir ses. Gözlerimi açtım, karşımda oğlum. “Hiç gitmek istemiyorum hiç” dedim. “Ama her şeyi götürdük, haydi bakalım sultanım, kalk!” dedi. “Dur babana seslen bakalım, o gelsin öyle” dedim. “Hadi sen kalk” dedi....
“götür” sözcüğü
13 yazıda 14 geçiş bulundu.
götür, götürdü, götürdük, götürdüklerinde, götürdüklerini, götürdüler, götürdüm, götürdün... eşleşmeleri dahil edildi.
...r paket yedekte bulundurdun “Sakın tüylerine dokunma” diye tembihledin ve daha o yaşta epilasyon merkezlerine götürdün ama bütün bunları konuşmak istediğimde sözümü kestin. “Çok ayıp. Bunlar öyle ulu orta konuşulmaz!” Oysa ulu o...
...bir resital misali Aşk ne zor, aşksızlık ne zor Kendinden kaçakken Elmalar sararmış çıplak beklemekten Ağzına götüren yok Ruhlar soyunmuş sarı, benizler sarı Seven yok, sevişen yok Yazan: Çağrı Öztürk
...mu bu satırlar? Bulunsa bile ele ne geçecek ne bilecek ve hırsından ne kaybedecek insan oğlu. Bizi kurtuluşa götürecek tek şeyi elimizin tersiyle itip, diğer bütün şeylerde mutluluğu ve kurtuluşu veyahut insanın yükselişini bekl...
...daki mutfaktan gelen çeşit çeşit kokular çocuk sevincine bambaşka bir sevinç eklerdi. Bazen işi daha da ileri götürür, Dorota Teyzesine, “Keşke benim annem sen olsaydın” derdi. O sırada annesinin gözlerindeki bulutlanmayı görem...
...anında yapmak, sınavlardan iyi not almak. Hafta sonları, özel dersleri olabiliyor, oralara da taşıyor onları. Götürüyor, aradaki zamanda evin alışverişini yapıyor ve sonra gidip onları alıyor. Bir birini, bir ötekini... Onlar pro...
...erken korkulu gözlerle, karşıda kendine gülen çocuklara aciz bir iniltiyle bağırır. Elini ayağındaki prangaya götürür, her beş dakikada bir deneyimlediği gibi zinciri çözmeye çalışır ancak her defasında yara alır göğsü, pes ede...
...bakıyordu. O birkaç adımda dans eder gibi minik ve seri hareket ediyor, siyah yün eldivenli avuçlarını ağzına götürüp duruyordu. Dakikalar sonra baktığı yönden bir araç göründü. Donacağımı hissettiğim vakit göründü araba. Sürgü...
...rdüm onu. Marketin önüne arabasını park etmiş, dışarıdaki kutuyu karıştırıyordu. Belli ki o da “Kahvaltıya ne götürsem?” telâşına düşmüştü. Kutunun içinden iki iri domates aldı. Önce çatlamış ve soğuktan titreyen elleriyle sonra...
...ip gittiler. O ana kadar kimsenin görmediği, kılıfındaki giysileri koşarcasına kendilerine gösterilen odalara götürdüler. Kapalı kapılar ardında zamanla yarış sürüyordu. Terzi odadan odaya koşuyor, inisiyatifi elden bırakmıyordu....