...abası Darıcı Rüstem ve amcalarının kuvvetli ısrarlarına rağmen o doğru bildiğinden şaşmadı ve Anuşka'yı ilkin islâma tevcih edip ardından nikahına aldı. 1860 Senesi Nisan Ayı başlarıydı. Galata Semti, Yanıkkapı Mahallesindeki...
“ısla” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
islahiyeye, islam, islama, islami, islamiyet, islamın, islâma, islâmdır... eşleşmeleri dahil edildi.
...ble içti mi susar, ufukta bir noktaya diker gözlerini nokta kaybolsun diye bekler. Dokunsan ağlayacakmış gibi ıslak gözlerle nokta'nın çivi gibi canına mıhlandığını hisseder. Sadece içki içince sessizleşir Artin. Hıdır ile Ar...
...sude? yönümü kaybettim, ömür beyhude dost üzülür, düşman sevinir diye bahar gösterdim hep ele güzümü yağmurda ıslandım, güneşte yandım ruhum tahtalandı, bedenen sağdım sen öyle isterdin diye dayandım bahar gösterdim hep ele güzü...
...duğu saygı, herkesi olduğu gibi kabullenmek, küçük şeylerle mutlu olmak ve daha onlarcası… Zarf gözyaşlarımla ıslanmadan önce yerimden hızla kalkıp çalışma masamdaki makasla kenarından kesmiştim. Kokulu kâğıda inci gibi yazdığı me...
...anmıştı. Parça parça uyuduğundan rüyaları da bölünmüştü. Gece uyurken bağladığı beyaz tülbendi sıkılacak gibi ıslaktı. Ezan okunurken kalktı, buz gibi suyla abdest alıp namaza durdu. Dua etti bir de. Yıllardır yaptığı gibi. Oğl...
...ara kendini anlatmaktır. İnsana ve onun davranışsal modellerine tanışık ve alışık olmaktır. Empati yağmurunda ıslanıp düşünceleri bilinmedik patikalarda serbest bırakmaktır belki de. Sahiplenmektir mesela başına gelen iyi kötü...
...le… Birden gri bulutlar yaklaşıyor ve bir yağmur başlıyor. Öyle bir yağmur ki yıkıyor her yeri. Öfkeli gözler ıslak, birbirine bakıyor. Sonra biri çıkıp diyor ki: “Bırakalım gitsin, bakın bu yağmur bir işaret. Babasının yaptı...
Yalnızlık suni sancısı bu diriliğin. Benim demek akıyorsa gözden, asimetrik aynalara Islatıyorsa bakışlar yansımadaki sesini Bir olmuş sayılmaz güz vakti siz ve ben Tutmuş sayılmazsınız elimi. Toprağa değmişliginin katı ve soğuk hi...
...klarına kapattığından, okuyamadı onları. Tek bildiği okuma buydu oysa. Kadın birkaç dakika sonra içeri geldi. Islak ellerini önüne bağladığı peşkire siliyordu. Çocuk aç mı, diye sordu genç adama. Acıktım, dedi çocuk. Çok utan...
...ü de yeri de kendi seçen, avuçlarında tuttuğun ama hâkim olamadığın türden hani. Bazı aşklar vardı, başkaydı. Islak şemsiyenin tepesine yapışan yapraklar gibiydi, fazlaca usul. Onlar korkaktı; rüzgârın fısıltısına, yağmurun g...