...yüzüstü yatıyordu. Başından sızan kan bej halının üstüne işlenmiş kızıl motif gibiydi. Sanki sol eli, ardına kadar açık kapıyı işaret ediyordu. İçeri girdiler. Çeşit çeşit takım elbiselere, gömleklere, ayakkabılara bakılırsa...
“kadar” sözcüğü
978 yazıda 3.204 geçiş bulundu.
kadar, kadara, kadarcasına, kadarcık, kadarda, kadardı, kadardır, kadarki... eşleşmeleri dahil edildi.
...i tebrik etmişti. Annem benim için hediye olarak en sevdiğim keki pişirmişti. Nasıl mutlu olmazdım ki? Akşama kadar uçurtmuştum babaannemin aldığı uçurtmayı. Rüzgârı hissetmiştim, yaşamıştım. Çiçek kokularının burnumda yaratt...
...gizemli olduğuna inanılan sırlar, dedikodular… Her şey kısa kısa bir görünüp bir kayboluyordu. İnsanların bu kadar konuşacak şeyleri olduğuna ilk zamanlar şaşırsa da bir süre sonra hep aynı şeyleri duyunca bu düşüncesinden v...
...i yerleşmiş; dudağın tazeyken dalından koparılmış bir kiraz, burnun ise deniz kıyılarına vurmuş çakıl taşları kadar minik, ne tatlı bir çocuksun sen! Oysa biraz kirli, epey ürkeksin; kaldırımlarda, terk edilmiş bahçelerde, ça...
...ilk kez söylüyorum bunu sana. Ama tam olarak emin olmadan söylemek istemedim. Kızmadın değil mi bana, şimdiye kadar söylemedim diye? “ Emre ufak bir gülümseme kondurdu suratına. Ona doğru baktı birkaç saniye. Yol, araba, düny...
...etmek üzere turalayan Kollukçu Davut, Tefeciler Sokağı'nın bir üst paralelinde bulunan ve sur dibinden sahile kadar uzanan Katır Keptiren Yokuşu'nda dikkat çekici bir hareketlilik fark etti. Gecenin o saatinde dört-beş kişini...
...kendisindeki bu tuhaf ruh haline pek bir anlam verememişti. Çayı demleyip üzerini giyinmeye gitti. Bunları o kadar süratle yapmasının tek sebebi masada daha uzun süre oturmak istemesiydi. Annesinin yazın yaptığı vişne reçeli...
...nun sesi, havanın uğultusu, denizinin kokusu hatta insanlarının gürültüsü bile güzel geliyor. Ancak sen de bu kadarsın işte. Çünkü eğer biz hissedenler olmasaydık bu sesleri, kokuları; görmeseydik manzaranı, kim güzel diyebilird...
...başlamadan önce belirtmek isterim ki sayın yargıç, hayatımın çoğu kendi kontrolüm dışında gelişti. Bir bölüme kadar kendi başıma düşe kalka geldim. Ama sonra atlayamadığım bölümler oldu. Başkalarından yardım istedim. Beraber...
Gidecektim bu evden. Çok ciddiydim. Vallahi de billahi de gidecektim birkaç güne kadar… Ama bu sabah… Çok şey istememiştim ondan. Hani derler ya; bir lokma, bir hırka. Tam da böyle yani. Sıcak bir yuva, karın tokluğu o kadar....