...z yorgun ve uykuluyum, Bonjour mort ! (Ali LİDAR şiirlerinin adlarından ) Bu mektup sende dursun, Ne zaman ki karıncaların izi toprakta belirdi Eski avluda duasını yazacağım. ( Birhan KESKİN şiirlerinin adlarından )
“karın” sözcüğü
22 yazıda 33 geçiş bulundu.
karın, karına, karınca, karıncadan, karıncadaydı, karıncadır, karıncalandığı, karıncalanma... eşleşmeleri dahil edildi.
...bir sandalyeden, Karşı koyamayacağı ondan çok büyük dünyada yaşam mücadelesi versin diye yaratılan cılız bir karıncadan, İsmi mezar taşından kimliği dünyadan silinmiş unutulmuş bir ölüden, Açmadan kuruyan bir gül goncasından, Yar...
...Necmi amcanın yanında yerini alır her akşam aynı saatte. Bu görsel tecavüze o da katılır, pek güzel karıcığı karıncalar gibi çalışırken. Ama üzülme birader. Asma suratını. Var elbet Gülsüm Hanımın da bir izleyicisi. Hem de ne izl...
...ak içi koştum pencereye. Sigara dumanından sararmış perdeyi aralayıp baktım. Bıçaklar insanların boyunlarını, karınlarını yarıyor, yerden uzanan çürümüş diller, bıçak yarıklardan içeri girip kalpleri kurutana kadar tüm kanı emiyord...
...m size. Deli Fatma’nın torunu geliyor, görmüyor musunuz?” Korkardım kadından. Geri döner kaldırımın dibindeki karıncaları ezerdim hınçla. Babaannem seslenince yanına seyirtir, ayağı kırık sandalyeye oturup keyifle babaannemi seyred...
(Bu bakire bir fahişenin, Fahişe Mozita'nın öyküsüdür, sonu olmayan, asla bitmeyecek olan...) "Aşk karın doyurmaz derler, hakları var, doyurmuyor. Neyse ki benim karnım değil, kalbim aç," der Mozita. Artık lal olmuş bir dilde...
...ten sonra gelseydi ama gelmişti ve susup önüne konanı yiyeceğine, “Bu densiz. Bu utanmaz. Ne yaptığını bilmez karın var ya... Kocam ne duruma düşer diye düşünmeden, yüzü bile kızarmadan, elin adamlarıyla pazarlık yapıp aşağı...
...tutturulmuş. Gecenin saldığı belaların, sokak boyunca çarkı kırık bisikletiyle gidip gelen bozacıların ve bir karınca duası gibi atan nabzının arasında tüm eskimeyişiyle soluklanıyor. Seni her ziyaretimde bu fotoğrafın önünde g...
...bürünüp numaradan göz ucuyla kolundaki saatine bakmasıyla salon yeniden canlandı ve artık insanlar gülmekten karınlarını tutuyorlardı. Beklediklerinden de akıllıca bir komiklikti kuşkusuz. Tüm aklı hala sahnenin sağındaydı, oraya...
...kendini göstermişti. Bir tane uçağın arkasındaki beyaz dumanlar bu renksizliğe aykırı gibi dursa da, Ziya’nın karıncalanmış bakışlarına nüfuz etmekten çok uzaktı. Ne şaşırabildi, ne de telefondan sonra ayılabildi. Bu kadarı bir anda...