.... Söz Kenan beyle konuşuyor olacağım hayatım. Ece pek tatmin olmuşa benzemiyordu. Önündeki sütlü tatlıdan iki kaşık aldıktan sonra, kaşlarını indirerek: - Bilemiyorum Hamicim, yeminle çok nörvısım, bildiğin gibi değil. Hami,...
“kaş” sözcüğü
7 yazıda 7 geçiş bulundu.
kas, kasa, kasaba, kasabada, kasabadaki, kasabadan, kasabalar, kasabalara... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...mı, 1963. Ona Ekim Çocuğu ya da Testere Surat veya Testere Dişli Jack diyorlar. Adı ne olursa olsun, bu küçük kasabadaki herkes onun kim olduğunu biliyor. Her Cadılar Bayramı’nda elinde bıçağıyla yolculuğuna başlıyor ve genç erk...
...an yağmur… Mırıltıları Mercan’ı iyice kamçıladı. Toparlandı. Çıkışa yöneldi. Diğer korkusuyla yüz yüze geldi. Kasanın başında bir tomar parayı sayamamakla meşgul patronuna “İyi geceler.” dedi. Dediği gibi olmadı. Cevap alamadı....
...ama yardım ediyor. Kaşkolumu, beremi alıyor. “Eşekoğlu eşşekler!” diyor sadece. Üstüme battaniye örtüyor. Çay kaşığının fincanda çıkardığı çıngırtı ve annemin sesi ile uyanıyorum: “Kalk artık uykucu, sana çay yaptım.” Tepside iki...
...amıştı. Ayakkabılarını giymeden ekmek sepetine ekmek koyup masaya getirdi, üstüne bir peçete örttü. Üç yoğurt kâsesini bir araya getirip, onların üzerine de bir peçete örttü. Eksik bir şey yoktu. Meral'in getirdiği gazeteden kes...
...akan gözyaşlarını yol etmişti yanaklarıyla. Ardından böğürdü, sesi ölgün kurbağanın gülümsemesine neden oldu. Kaşları sert, kulakları kabaca, gözlerini kıstı sımsıkı. Gözbebekleri yuvasına dönmüş, uykuya yatmıştı. Mavzerini çek...
.... Diğer ikisi kır çakalıydı. Teyze oğullarıydık. Senenin bir kısmını kasabada bir kısmını kırda geçiriyordum. Kasabadan kıra, onların yanına geldiğimde artık kullanılmayan o evi yıkmaya karar vermişlerdi. Şimdi üç yavru çakal har...
...gelişimi hatırladım. Merdiven boşluğunda durup derin bir nefes almış, kapının önünde parmağımın ucunu yalayıp kaşlarımı okşamıştım. Daha dün gibi aklımda olan şey, kapında ciğerimi okşayan heyecandı. Bir balondan farksızdım. Hiçb...
.... Mükemmeliyetçilik kanınıza işledi mi önce kendinden başlar insan. Kendi kusurlarını kapatmak önceliği olur. Kaşını, gözünü, burnunu... Emre ise kusurları severdi. Çünkü bilir ki kimse mükemmel değildir. Dahası o kusurlardır...
...bir yerlerde bir şeylerin çürüdüğünü hissettim. Koku burnuma kadar gelmiş ve yüzümü buruşturmamı sağlamıştı. Kaşlarım endişeyle çatılırken babam ileride ki bir şeyi göstermek için boşta kalan elinde ki işaret parmağını kaldırar...