...ki kat artıyordu. Ne zaman önüme şöyle keyfimce çerezdir, pastadır, börektir bir şeyler koyup yemeye başlasam kaşlarını indirip tabağımdan birazını almaya çalışır olmuştu. Üstelik bahanesi hazırdı. “Ömer de yesin.” Gitsin mutfakt...
“kaş” sözcüğü
7 yazıda 7 geçiş bulundu.
kas, kasa, kasaba, kasabada, kasabadaki, kasabadan, kasabalar, kasabalara... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...isinde nefes aldım. Kısa bir süre sonra göz kapaklarımı araladığımda karşımda küçük bir kız çocuğu duruyordu. Kaşlarımı kaldırarak ona odaklandım: "Merhaba." Beni, düşüncelerimin zindanından alıp götürerek konuştu: "Merhaba." Uza...
...adan dağılan hırıltılara bıraktı. Ardından, Ezgi’nin nispeten rahatlatıcı sessizlikte ısınmış yüreği titredi, kasılmış dizlerinin bağı çözüldü. Odada gezinen ürkek bakışlarındaki arayış nihayet gevşedi. Gözlerini fırsat bulur bu...
Birkaç yüz ruhun bedeni terk ettiği yerdeyim Kafaların karışık olduğu kasvetli bir dönemdeyim İnsan olmanın meziyet olduğu yüzyılın içindeyim Bir öyle bir böyleyim şu an ise kendimleyim Onlar bedeni terk etti bense kutsal mekânı...
...anımda. Senin iştahın yok. Benim moralim yok. Gidesim yok. Kalasım yok. Yokluklar içindeyim. Giderayak, "sana kasket alacağım yarın" diyorum; "hastaneden çıkınca takarsın". Yürümeyi ve kasket takmayı seversin çünkü. Gözlerinde...
...ça küçülüyordu. Oysa ben onu görmüştüm. Tereyağının üzerine kondurulan bir bal tanesi kadar zorla sıyrılmıştı kaşıktan. Ve tek bir dokunuşta ölmüştü. Gördüm. Resmen kaybolup gitti nefesimde. Annesi ve babası ayrılmış, küçük bir...
...duyduğumu. - Sen de dağ başında oturmasaydın canım. *** Günün bitmesine dakikalar var. Gözüm arkada. Taksiler kasıntı mı kasıntı. Cebimdeki on kuruşlar birbirlerine çarpıp duruyor. Alt tarafı bir kilometre. Nabzım yüz küsurlard...
...bir yandan da arada ona bakıyordum. Yüzünde seğirmeler, belli belirsiz kasılmalar vardı. Bu davetsiz misafir kaşlarını kaldırıp, gözleriyle bana anahtarı gösteriyordu. Ne demek istediğini anlamamıştım önce. Ona sert bir bakışla...
...uzdolabını kapa, ocağa dön; bu adımdan sayılmaz, çayın altını kapa. On dokuz, yirmi. Musluğu aç, tabakları ve kaşık-çatalı sudan geçir; eğil bulaşık makinesinin kapağını aç. Akıttığın bulaşıkları makineye diz. Nerede kalmıştı...
...ığında samimi kokulu iri elmalar, derin bir kaba konulan güneş ışığında parlayan çiçek balı, ince dilimlenmiş kaşar peyniri, üstünde küf olmayan süzme beyaz peynir, güneş gibi parlayan köy tereyağı, oval köy yumurtaları, mayd...