...tartışmasız en yakışıklı oydu masada. Bir yandan yemekler yendi. Kestane çorbası tercih edildi önce. Ahtapot kavurması nefisti. Kirazlı ördeğe ise Mösyö Martin bayıldı. Şarap seçimi ondan istenmişti, yerli bir tatta karar kılınd...
“kavur” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
kavur, kavuracak, kavuracağını, kavuran, kavurdu, kavurduğu, kavurmalı, kavurması... eşleşmeleri dahil edildi.
...mişti. Hisleri ve düşünceleri, kararında süzülen ışığı zihnine birer cam gibi geçiriyordu. Mevsim bilmeksizin kavuran ışınların bu soğukluğuna yabancıydı. Kahvaltı ederken aklına gelen işi bir başkasına aitmiş gibi alakasız ve...
...r şeyi bir bir hatırlıyorum. Çünkü gördüm, çünkü duydum. Çünkü ben oradaydım. Temmuz sıcağının ortalığı kasıp kavurduğu günlerden biriydi. Avludaki sundurmada öğlen yemeği silinip süpürülmüştü. Mahkeme suratlı adam, son sokumunu...
...almadan yüzecek Kışın sobalar yanacak Aç karınlar doyacak Kavgalar çıkacak Savaşlar başlayacak Güneş, tenleri kavuracak Kadınlar öldürülecek Çocuklar ağlayacak Trafik akmayacak Kuşlar uçmaktan vazgeçmeyecek Ben Tüm utanmazlığımla...
...verdik tramvayda,” diyen oğlumun sesiyle bölünüyor. “Ay!” dememle bir acı su yükseliyor boğazıma doğru. Yakıp kavuruyor. Yabancı değil bu yanıp kavrulmalar. Her akşamüstü başlarlardı bende o zamanlar. Ülkenin en köklü liselerinde...
...n bir diğeri olan Vanessa’nın kocasıyla bir ilişki yaşamaya başlamıştı. Bu ilişki onu delirtiyor, içini yakıp kavuruyordu. Bir yandan suçluluk psikolojisi, bir yandan içinde bulunduğu çelişkiler kemiriyordu ruhunu. Vanessa bu ilişk...
...aşamaya karar verdiğini söylediğinde kahvaltını yapıyordun. Elindeki çay bardağının sıcaklığının tenimi nasıl kavuracağını umursamadan üzerime tam da yeni koymuştun ki seninle konuşmak istediklerini söylediler. Sonra yine benim başı...
...koyduğumda bütün gerçekler yüzüme acımasızca çarpıyor. Uçsuz bucaksız bir kumsalda, ufacık bir kum tanesiyim. Kavurucu güneşin altında bir nebze ferahlamak isteyen bir tane. Ne denize kavuşabilirim ne de güneşten kaçabilirim. Bi...
...ir tencere yerleştirildi, başına da iki genç kız geçti. Baran, "gel de biz patatesleri soyana kadar şu soğanı kavur, yanmasın" dedi kızlardan biri. Baran aksayarak tencerenin başına gitti. Soğanın acısından gözlerinden yaş ak...
...çine sokup terini sildi. Elleri sızım sızım sızlıyordu. Terinin tuzu çalı süpürgesinin yardığı ellerini yakıp kavuruyordu. Yorgun nefesiyle ellerini üflemeye başladı. Arkasına dönüp kadına baktı. Hâlâ buğday eliyordu. Dizlerini kır...