...ra öyküsüne devam ediyor. Ormanın sonuna kadar geldi, şimdi karşısında upuzun bir çöl var. Güneş tüm vücudunu kavururken gözleri ileride bir vahaya çarpıyor ya da sadece bir serap. Fakat, diye düşünüyor. Buna kesinlikle değer. Göz...
“kavur” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
kavur, kavuracak, kavuracağını, kavuran, kavurdu, kavurduğu, kavurmalı, kavurması... eşleşmeleri dahil edildi.
...ıyla gözyaşlarını silip ‘ikisi de iyi gelecek yaralarına kuzum‘ diyordu. O gün de öğrenmişti ki; su gibi olan kavurup köpürtüyor, kahverengi olansa acıtmıyordu. Dört yıl sonra bisiklet sürerken ellerini bırakmayı, atan zinciri...
...n de bu güzelim nimetlerden aşurelerden, parmak kalınlığında sarılmış zeytinyağlı yaprak sarmasından, ciğerli-kavurmalı düğün pilavlarından… Sen öyle yersen elbet bir yerden çıkacaktı bunun cürmü, çıkmalıydı ki denklem yerini bul...
...bahseder, resimlerini gönderirdi. Her konuşmamızda şimdikilere nazaran daha şiddetli sancılara gark olurdum, kavurucu bir ateş, kalbimi yakar, sol bacağımın titremesine mani olamazdım. Acaba Allah en çok neye kızıyordur? Şirk k...
...ha odayı toplamayı bitirip hamamı açmaya yollandı. Huri bir süre camdan dışarı sabahın beşinden beri ortalığı kavuran güneşe baktı, “sıcaktan nefret ediyorum” diye geveledi ağzının içinde, gümüş tabakayı açıp bir sigara daha ya...
...avaş başlamamıştı toprağında yeri yurdu belli Mıhçıyan'ların dördüncü çocuğu olarak güneşin toprağı amansızca kavurduğu bir ağustos sabahı açtı gözlerini dünyaya. Anası Aşhen nakışlı doğuruyordu çocuklarını. Sıralı; bir kız bir o...