...akkabının topuğuna basışında (ayakkabılarımı elimle çıkarmam) içeri gireceğimi anladım. Evin sıcaktı. Patates kızartması ve ekşimiş çöp kokuyordu. Biraz da çiğ tavuk kokusu yayılmıştı koridora. Salona geçirdin beni. İşte aynı aydı...
“kızar” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
kızar, kızaracağını, kızarak, kızaran, kızardı, kızardın, kızardığı, kızarken... eşleşmeleri dahil edildi.
..., çığlıklar kıyametler kopar... Ki Her ölenle Defalarca ölür Ve sonra yeni baştan Dirile dirile severim seni. Kızarsın, Bir anda kızarır gökyüzü. Doruktan bir rüzgâr eser. Döver bir dalga kıyıyı... Ve ardından Bir hüzün çöker gö...
...ünüp sevinmeye başlamıştım. Yağmur, oldum olası mutlu etmiştir beni. Sokağa doğru yaklaştıkça burnuma patates kızartmasının kokusu değdi. Bizim evden gelmeliydi, yanında köfteyle kola olmasa da ayran olmalıydı; gelsindi, keyfime kims...
...arip adam. Vermiş olduğum sözün ağırlığıyla çayımı yudumladım. Şekeri azaltmıştım, çay yavan geldi. İki dilim kızarmış ekmek yiyip, bir fincan dolusu çayla odama çekildim. İnternetten cuma namazının saatine baktım. Kırk beş daki...
...a yordu bunu, bir çocuk iştahıyla gömüldü tekrar işine. Önce tabağa güzelce katlanmış bir mendil serdi Sevgi. Kızaran patatesler biraz yağını çeksin istiyordu. Elleri fırına gitti sonra, ne güzel kokuyordu börek. Kim bilir kaçı...
...edip onunla gözlerinin önünde cilveleşmek çok çirkindi biliyorum. Bu affedilmez davranışım bugün dahi yüzümü kızartıyor. Bakışlarını, konuşmaya başladığı andan beri ilk kez gözlerimden kaçırıp üzerine örtülü battaniyenin desenler...
...uzun sakallı bu adamı tanıyordu. Görmeyeli yıllar olmuştu. “Baba” diye bir kelime çıktı ağzından. Adamın yüzü kızardı, sadece kızardı. “Geri çekilin!” diye sert bir komut verdi. Odaya bir başkası girdi uzun paltolu, tuhaf panto...
...ni görüyor gibiydim. Koridorda hızla yürüdükçe kuyudaki yükselişim geliyordu aklıma, kalbim hızla çarpıyordu. Kızarmış ekmek kokuları ve demli çay sararken evin her köşesini, ben yine yaşadığım birkaç saniyeyi düşünüyordum. Tele...
...tırtılar, midesindeki uçuşmalar ya onlara ne demeliydi. Güverteye döndüğünde kocasının beyaz teninin ne kadar kızardığı hayretiyle bir çığlık attı. Gürültüye uyanan Metin’in çığlığı daha beterdi. Her hareketi ufak bir çığlık eşli...
...alın telli saçlarının bir kısmı önüne düşecek ıslak ıslak. Kalamatalarının üstündeki torbaları kapatacak. Hem kızar hem severdim o hallerini. Annesine atarlanan oğlan çocuğu gibi. “Tatlı belam,” derdim, damarları şişmiş dudak...