...unutmayacağım o cümleyi yazmak için telefonunu eline aldığını gördüm. “Kendine lütfen iyi bak. Yoksa sana çok kızarım.” Ve zamanla birlikte yitip giden her şey gibi, evine giden otobüsün içinde kendi hayatına yollandı. Gözlerim...
“kızar” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
kızar, kızaracağını, kızarak, kızaran, kızardı, kızardın, kızardığı, kızarken... eşleşmeleri dahil edildi.
...tını da o kadın temizlerdi. Babamdan ayrılmak istemezdim. Hatta geceleri bile yanında yatmak isterdim de bana kızardın. Koskoca kız olmuşum. Artık ayıpmış. Babam üzüldüğümü görünce kaşlarının altından göz ederdi. “Annen söylüyor...
...r ağlamanın habercisi. Ama diyerek yutkunuyorum. ‘Ama… Sayın yalnızlık senin bu yaşadığın bencillik sıtması.’ Kızarak ‘Ne bencili?’ diyor ‘Bencil olmak için ben olmak lazım. Ben, beni göremiyorum…‘ ‘Evet!’ sen dağınık cümleleri...
...ymayı öğrenmek. Biz neler gördük, bu da geçer diyebilmek... Sabrın da ötesinde, boş vermek… Boş vermek... Sen kızarsın bu kelimeye, haddinden çok. Çünkü sen en iyi sızlanmayı bilirsin. İçini kemirmeyi, alakan olmayan meselelere...
...k etmesini bekliyordu. “Gel kızım, neden orada bekliyorsun?” Utana sıkıla girdi sınıfa. Elleri, yüzü soğuktan kızarmış, derse geç kalmanın verdiği mahcubiyetle öğretmenine bakıyordu. “Şöyle sobanın yanına geç, çoraplarını çıkarı...
...rmeye çalışırdı. “O zaman sen de Kostas’ın annesi olursun kuzum.” Ciddiye alırdı bu sözleri. Tombul yanakları kızarır, kaşları inerdi. “Olmaz! Annemi kimseye vermem!” İki kadın katıla katıla gülerken Behzat rahatlardı. Koşarak...
...rı. Sonra bir çay suyu koydu ocağa, çay demlenene kadar kendine güzel bir kahvaltı masası hazırladı. Ekmekler kızarırken kapı çaldı. Gelen Meral’di, karşı komşusu. Üzerinde hâlâ sabahlığı vardı, elinde de bir gazete. Günaydın bile...
...ayarak eve girdi, Mürevva ise Ethem’in arkasından etrafa saçılan odunları toplayıp torbaya doldurdu. Soğuktan kızarmış elleri odunları zar zor toplamasına neden oluyordu ama Mürevva, sızlayan ellerine rağmen hepsini sırtlayıp ev...
...ayan gözler. Kadının kulağında telefon; içeri girmesini işaret ediyor. Ağzı kiraz. Açılıp kapandıkça daha bir kızarıyor. “Balkon, balkon, okey…” Balkona yöneliyor. Kadın telefondaki konuşmasını sürdürüyor. “Çok kızdı ben, sana. G...
...yordu. Yüzünü kaplayan gülümsemenin farkında değildi. Oysa çocukluğundan beri sakınırdı küfürden. Bu kez yüzü kızarmadan peşi peşine sıralıyordu küfürleri. Beyninin dehlizlerinde yıllardır saklananlar zamanın geldiğine karar verip...