...orbanın karşısında dik dururken şimdi, sen olsan çekinirdim diyorum. Sen olsan kamburum çıkardı yine, düşerdi omuzlarım. Sen olsan yenik düşerdim, sen olsan küçülürdüm, yiterdim. Artık başarsam da aramızdaki mesafeyi korumayı, se...
“omuzları” sözcüğü
12 yazıda 12 geçiş bulundu.
omuzları, omuzlarım, omuzlarıma, omuzlarımda, omuzlarımı, omuzlarımın, omuzlarımıza, omuzlarımızda... eşleşmeleri dahil edildi.
...madığını, bunca yolu boşuna geldiğimi ima eden hatta söyleyen sendin. Bunun için sakın beni suçlama.’’ Rüzgâr omuzlarından aşağı indi ve resmen boynuna sarıldıktan sonra tekrar konuşmaya başladı. “Başkaları bizi desteklediği ve heve...
...an tutuyor. “No no. Ben temizletir. Sen şimdi kötü.” Can eriklerini ışıldatarak uzun parmaklarını genç adamın omuzlarında gezdiriyor. “Adın ne?” “Emrullah… Emrullah Dağlı.” “Dağlı? Sahilde kafenin Mustafa Dağlı?” “He! Doğrudur. Emm...
...ne, diğerinin saçlarını berikine, dudaklarını çaprazlama karıştırmanın kederi, unutmanın o ağır utancı olarak omuzlarına yüklenir ve itiraf edersin kendine. Her kaldırım, her okul yolu, her otobüs durağı anılarından tutup birini g...
...z çok uzaklardaydınız. Kadir Amcayla aramızda ebedi sürecek utançlı bir sır olduğunu bilmenin yükünü almıştım omuzlarıma. Size söylemedim. Söylesem de inanmazdınız. Ortaokul ve liseye giderken de ikinci adresim, ikinci ailem dahas...
...i üflemeye başladı. Arkasına dönüp kadına baktı. Hâlâ buğday eliyordu. Dizlerini kırıp toprağa oturdu. Çökmüş omuzlarının arasına düşen kafası onu kirlenmiş pantolonlarından alıp yoksulluğunun içine fırlatıverdi. Kadın kocaman elle...
Sevmek bir ceylanı gerdanından Ve öpmek omuzlarına kadar. Bir orman ki sadece adı tekil İçinde binlerce öpücük biriktirir. Gözlerine yaklaşmak deniz kıyısında Ve taş sektirmek zamanın oyununda. Tüm zamirleri ve sıfatları yok etmek...
...ayakta durabildiğini sorgulatacak cinsten. Beyaz askılı elbisesinden iki yana çıkan portakala benzer yuvarlak omuzları, onun bu kaotik otogara ait olmadığını kanıtlar gibi. O, bir çift çizgiden ibaret gözlerini, bizi uzağa götür...
...nce tek kişinin oturduğu bankta şimdi sıkış tepiş oturan üç kişi vardı. Adam otuzlarındaydı. Hayatın tüm yükü omuzlarında gibi bir duruşu vardı. Biraz da kamburcaydı ve yüzündeki kırışıklıklarda biriken teri, küçük bir akarsuyu and...
...ona belki tuğlaları. Kahkahalarının ve gözyaşlarının çetelesini tutmaya çalışırken haklı şekilde yorulan, dar omuzlarıyla tonlarca ağırlıkta olan mantar panoyu sesini çıkarmadan taşıyan adam. Onu onlarca defa şu anda bulunduğu oday...