...te başlayıp aynı günün gecesinde; türlü türlü kurabiyelerin, hamur tatlılarının, bol yağlı mantıların gözümün önünde uçuşup durduğu ve soluğu mutfakta aldığım düşünülürse, zavallının çabasının boşa çıkmasını anlamak zor değild...
“önün” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
onuncu, onunda, onundu, onundur, onunki, onunkiler, onunkilere, onunkileri... eşleşmeleri dahil edildi.
...arkasından bakmıştın. Yanına gidip kendini tanıtmak ve tekrar karşılaşmamız tesadüf olamaz demek istemiştin. Önünde kalakaldığın balıkçı, meraklı gözlerle bakmıştı sana. Kalabalık birbirinden habersiz akıp gidiyordu. Öylece d...
...ldaş, yanıma arkadaş olur hep hayat boyunca. Başrolünde merhametin rol aldığı ve her gün tekrar tekrar gözler önüne gelen bir filmin senaristidir. Ucu bucağı olmayan hayallere giden kapıların teker teker araladığı, engin dene...
...mlaya ve ayaklarının çıplak olmasına aldırmayıp gözlerini dikmiş, tam karşıdaki iki katlı eve bakıyordu. Evin önüne geldiğinde kapı aralığından gördüğü şeyi avazı çıktığı kadar haykırmak istiyordu. Onu terk etmeyen açık mavi...
...ölümüne dahi kayıtsız kalan roman kahramanımız, modern insanın gün geçtikçe ne kadar duyarsızlaştığını gözler önüne sermiştir. Yabancı’dan izler taşıyan Düşüş romanı, insanın kendi bencillik ve çaresizliklerini adım adım görm...
...rin dökülmesiyle birlikte öldürmesi gereken bir şey daha kendini adamakıllı ortaya çıkarır. Vicdan... Vicdanı önünde ateşten bir set oluşturur. Vicdanından sıçrayan kıvılcımlar bir yangın olmadan söndürülmelidir. (Burada Borge...
...çlama yöneltip kaprisler yaptı bana. Ama hiç incitici bir şey söylemedi. Öyle, kıvamlı dengeli bir serzenişti onunkisi. O ince ayarda kırmadan, dökmeden, hafif hafif yaraladıkça ben üzülmeye başlamıştım. Ta ki o son hareketi yap...
...istemlerini devreden çıkararak heyecanını katlamış kendince. (Bunu sonradan öğrendim.) Ben de eğleniyorum ama onunki bambaşka. Bir müddet bağrışa bağrışa kahkahalarla otobanda fink attık. Ta ki yarış yaptığımız önümüzdeki lüks...
...adım geri gidiyorum ister istemez. Avuçlarıma yuvalanmış tırnaklarım yerlerini iyice sabitliyor. Göz gözeyiz. Onunkiler ne kadar yerindeyse benimkiler o kadar yuvasından fırlamış. “Hoşt!” demeyi düşünüyorum bir an. Ağzımda en kuv...
...biçimsiz, soğuk; hissetmeye elverişli değiller artık. Duyargalarımı yitiriyorum; zamanın katranlı gözlerinin önünde. Akış, duyumsayışlarımın önündeki en yüksek duvar; belki de parçalar hâlinde sürdürmeli yaşamı. Bedenimi göğe...