Fotoğrafta gördüğünüz zeytin ağacı, Atina'nın tepesi Akropolis'ten. Zeytinin kutsal ve değerli olduğunun ispatı olarak, yakılmalardan tahribatlara kadar uzun bir öyküsü olsa da Yunanlar, ısrarla o ağacı orada tutmuş. Kök
“pos” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
pos, posadır, posası, posedion, poseidon, poseidonla, poseidonu, poseidonum... eşleşmeleri dahil edildi.
...hep. Telefonu olmasın ama kitapları hep yanında olsun isterdi. Bir elinde akşam yemeği için aldığı brokolinin poşeti, diğer elinde kitaplar olan bez çantayla kanal boyunca yürüyordu yine o akşamüstü. Gözü, minik köprüden geçer...
...rsa o kadar iyiydi… Oysaki her kaçış daha bir yakalanmaktı, daha bir yakınlaşmaktı… Omzunda çapraz astığı bir postacı çantası, sol elinde siyah bir şemsiye vardı. Boşta kalan elini caddenin köşesindeki durakta bekleyen taksi şo...
...iyi birer yol arkadaşı olacaklarını hissediyor ikisi de. Boş bardakları muavinin açtığı açık mavi renkli çöp poşetine atıyorlar ve dışarıyı seyrediyorlar bir süre. Renkler koyulaşıyor. Göl çoktan geride kaldı artık. Sık ağaçlı...
...muhtemelen geçici olarak, biraz önce dindi.” kelimeleriyle başlıyor Milena’ya Mektuplar ve 1923’te Berlin’den postalanmış bir karta karalanan şu cümleyle sona eriyor: “Ve şimdi de ‘en iyi dileklerimi’ gönderiyorum, bahçe kapında ye...
...Montunu ve ayakkabısını hızlıca giyip anahtarını avuçladığı gibi dışarı attı kendini. Düşen yapraklar ve çöp poşetleri adeta havada dans ediyorlardı. Ellerini rüzgâra karşı yüzüne siper eden bir sürü insanla beraber dar sokağı a...
Apartmana girer girmez posta kutusuna baktın. Bir şey beklediğin için değil. Alışkanlık işte. Malum su, elektrik faturaları falan gelmişse diye. Birkaç el ilanı atmışlar kutuya. Hepsini toplayıp merdivene bırakırken fark etti...
...radı. Kıyıya çıktı. Kucaklaştılar. Banka çevrilmiş beton korkuluğa oturdu üç arkadaş. Pantolonların yanındaki poşeti aldı şişman çocuk. Çıkardığı simitleri iştahla yemeye koyuldular. Çok geçmeden, koşturan insanların hızlarına...
...yanına oturdu. Dilencinin şaşkınlığı atmasına izin vermeden üzerini aradı. Belindeki silahı mendiliyle tutup poşete koydu. Başkomiser İbrahim ve Tuncay da bir taksiye atlayıp koyu renkli otomobilin arkasına takıldılar. Dilenc...
...ya değer her şeyi tüketmiştir.” Ezgi’nin fikir dünyasındaki hayati ve büyük taş, derin bir çukura tam oturdu. Pos bıyıklı, neredeyse büsbütün kel bir adamın çatlamış dudakları zihnini kıpırdatmıştı. Aynı anda hem rahatlamas...