...lerinde korku kaçarcasına terk ettiler gösterişli devasa binayı. Çıkanların elleri boştu; ne bir paket ne bir poşet. Mağaza personeli dışında kimse kalmamıştı içeride; bir de güvenlikçiler. Yaşananlar anında yöneticilere ulaş...
“pos” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
pos, posadır, posası, posedion, poseidon, poseidonla, poseidonu, poseidonum... eşleşmeleri dahil edildi.
...kalmış bir kadının hayatına üç bardak çaylık bir mola. Birazdan Kamuran Abla elinde kırmızı bir leğen ve bir poşet yeşil fasulyeyle geliyor. Çayını çekiyor bir seferde. Aman demli olsun bu sefer, zindana buluyor bardağını. F...
...nlerin de evi oldu. Misafirlerinin ceplerine harçlık koyarak, bir elleri yağda bir elleri balda ağırladı hep. Postacıdan üniversite sonuç belgesini kapıp annesine koşturduğu günü anımsadı. Nereden bilebilirdi büyük şehirde onu böy...
...n o an önemsemedim de. Kuzen, ne çocukluk, ne ilk gençlik fotoğraflarındaki gibiydi. Düşündüğümden daha boylu posluydu bir kere ve gülümseyişi, boyundan olduğuna kanaat getirdiğim, üstten bakar bir tavır içeriyordu. Uzun boynunu...
...asa basa gidiyor ve aralık kapıyı kapatıyorum. Geri dönerken ıslanmasın diye kenara dayadığım masama, üzerine poşet örttüğüm sandalyelere bakıyorum. Sonra evime… Yıllar önce annem ve kardeşimle sürdürdüğümüz hayatımızı düşünü...
...ıkardığımda fal taşı gibi açılan gözleri de eklendi. Güdük Hamdi'nin tam tartıya koyacakken elinden düşürdüğü poşetteki razakı üzümler, salkımlarından ayrılıp yayıldılar zemine. Sutyenimin içine soktum telefonumu. Müziğe uyum sağ...
...r olduğu her hâlinden belli sarışın bir kadın sıralamıştı tek tek: "Arsa tapusu, içinde faturaların bulunduğu postacı çantası, fare zehri, Kuran-ı Kerim, bebek arabası, baston, yaklaşık 2 metre genişliğinde resim tuvalleri, ana...
...ti, suyun ve toprağın rengi değişiyor, şavkıyordu. Paketteki son sigarayı çıkardım ve yaktım. Köşede sararmış pos bıyıklarıyla Hasan Abiye fazla benzeyen bir adam beni izliyordu. Solumda yerde oturan bohem tiplerin arasında...
...rsa yüreğiniz, başarılı bir üretici değilsiniz’ demiş. Söyle be Karl, biz nerede yaptık hatayı? Duvarda asılı posterden bana bakıyordu Karl Marx. Yok, dedim, bu böyle olmaz. Kalktım bir bardak su doldurdum. Düşünmeye devam ettim....
...uçuşan, kucağında bebeğini sallandıran, tarlada koşuşan, yas tutan bir sürü yıldız. Kuzey, güney, doğu, batı; poşetinden düşüp yere sekerek saçılan boncukları andıran, etrafa yayılmış yıldızlar. Orada ışıklarıyla beraber kendileri...