...dı. “Bu sorunun bir cevabı olmadığını, bunca yolu boşuna geldiğimi ima eden hatta söyleyen sendin. Bunun için sakın beni suçlama.’’ Rüzgâr omuzlarından aşağı indi ve resmen boynuna sarıldıktan sonra tekrar konuşmaya başladı....
“şak” sözcüğü
2 yazıda 5 geçiş bulundu.
saka, sakal, sakalar, sakalara, sakaların, sakallar, sakalları, sakallarım... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ada buluştuğu bir direğe ya da duvara yumup ‘önüm arkam sağım solum sobedir, saklanmayan ebedir’ ile başlayıp saklanan son kişinin adını avazınız çıktığı kadar bağırıp sobe yaptığınız anda sonlanır. İp atlamak, seksek oynamak kı...
...açılan turnikeyi geçerken heyecandan dizleri titriyordu. Hele yüreği… Yüzündeki beyaz maske o kadar çok şeyi saklıyordu ki; heyecan… mutluluk… gurur… Kafasından geçenlerin yarattığı sisin ortasında yürüyordu, tek başına. Yıllarca...
...areket ettireni gördüm! O benim özüm! Onun için aşk ya da tanrı demenize gerek yok. Kendinizden ayrı tutmayın sakın! Bir bütünün bir parçası… Zaten özümüz aynı! Bu kadar derinliğe ulaşmış kişi, büyük bir emek sarf ederek elde...
...lan. Adları da Centaur’ dedim ‘nereden biliyorsun’ deyince ‘bizim dağın etrafında var onlardan, Zeus ile Hera şakalaşırken olmuş onlar’ dedim. Neyse konuyu geçiştirdik, "ben bunu nasıl çözeyim hem siz insanlara nasıl böyle davranırs...
...akınırdı küfürden. Bu kez yüzü kızarmadan peşi peşine sıralıyordu küfürleri. Beyninin dehlizlerinde yıllardır saklananlar zamanın geldiğine karar verip yardımına koşmuş, dilini boşluğa savrulan kılıca çevirmişti. Her savuruşunda di...
...ahi koca bir panayıra çevirecek kudreti şu iki küçük mavilikte buluyor, belli belirsiz bir yerleri kaşınıyor, sakinleşmek için parmaklarını yanaklarına götürmek ihtiyacı duyuyordu. Dahası kendindeki bu garip, tuhaf ve bambaşka t...
...an işe geldi. Babasına ve müşterilerine aykırı gelen kıyafetlerinden, takılarından vazgeçmedi. Dövmelerini de saklamadı. Ayrılmaz parçalarını sakladığı gün kendini yitireceğini başka biri olacağını düşünüyordu. Günlerce çay ocağı...
...ası gözleri, okka burnu, siyahımsı kahverengi saçları ve minik elleri vardı. Yumuşacık sırtını, pembe kırmızı şak şak çiçeklerinin bezediği tepeyi görecek şekilde bana yaslardı. Üzerindeki çimenler, yoncalar ve güzelim şak...
...lahların, tankların ve askerlerin gerçeklerini görmeye başlamıştı şehrinde. Çini, acemi, sarı kafası, karası, sakallısı, beyazı, Fransız’ı, Alman’ı… Türlü dinden ve dilden insan, ölüm olimpiyatları için tekrardan bu topraklara ge...