.... İçimdeki öfkeyle ne yapacağımı bilemez hâlde odadan çıkıyorum. Balkonda soğuk havada derin derin nefes alıp sakinleşmeye çalışıyorum. Artık babam “Haydi kızım, evine git.” dese de gidemeyecektim. 17:45 İnsan nasıl alkolik olurmuş...
“şak” sözcüğü
2 yazıda 5 geçiş bulundu.
saka, sakal, sakalar, sakalara, sakaların, sakallar, sakalları, sakallarım... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ıya ulaşan şarap kokusu burnumu gıdıklasa da omzumu silkip yürüdüm. Camiyi kurtarmıştım neyse. İkinci gün gür sakallı bir adam vardı gençlerin başında. Hocam şöyle, hocam böyle deyip duruyorlardı. Çeşmeyi boyamaya başlamışlardı...
...i Yazıya geçmeye beş vardı. "Maia"ydı adı. Maia, yedi kardeşin en büyüğü, yerin yüzü, yağmur perisi.. Zeus mu sakladı seni? Sen mi kendine saklandın? Zamanın birinde, hırsız karganın gagasıyla taşındı göğe. Zamanın ilinde konac...
...anın vardı, biliyor musun?” demişti gözlerimin içine gülümseyerek. Yazmak bir nevi bir gizemmiş ona göre, bir saklanma biçimi. Evet, bu konuyla ilgili sayfalar dolusu söz söylenebilir. Fakat şimdi değil… Sevdiğim yazarlardan bah...
...medin. Adını haykırmana izin vermeyen sesine inat ilk hecesi çıkabildi büzülmüş dudaklarının arasından: “Sü.” Sakin olmalıydın. Yerine oturup odana gelmesini beklemek en iyisiydi. Elindeki papatya demeti o kadar büyüktü ki ne...
...bekletmeden çaldı kapımız, koşarken ayağım takıldı, düşeyazdım. Arkamdan bizimkilerin isyan sesleri: 'Yavrum, sakin ol.' diye... Hiperaktiftim ben, sadece ailemin bundan haberi yoktu, hiç olmayacaktı. Bir ara kendimi arka bah...
...rdır işgal eden “Yağ bu,” deyip doktorların ellemediği ceviz büyüklüğündeki yumru, bana “Aldırma, biraz sonra sakinleşir,” gibilerden baksa da aklım akşam yemeğine kayıverdi. Ya geçen günkü gibi küstüğü için dudaklarını kilitleyip...
...almayı sabaha bırakmıştı. Soba çıtırdıyor, Topak, sokaktan geçenlere havlıyordu. Kirkitin taktakları, makasın şakşakları, kesilen ilmeklerin şıkşıklarıyla zaman akıyordu. Kadın gülün ortasındaki tohumu dokuyor, sarı iple düğümler...
...etle bakarlardı, kolye yaparlardı iğde çekirdeklerinden. Saklambaç oynarken marifet bilirlerdi ağaç dallarına saklanmayı. Seke seke giderlerdi çeşmeden su getirmeye. Döndüklerinde kaplarının yarısı boş olurdu. Sonra yine sekerek ç...
...a. İbrahim Başkomiser gelip koluna girmese belki de geceyi orada geçirecekti. Galata Köprüsü’nün altındaki en sakin restoranda gecenin ilerleyen vaktinde İbrahim Başkomiser ikinci küçüğü istedi. Garson şişeyi getirdi, masaya...