...mutluluğu. Kalmak istemem, Yazgımı kendim belirlesem, Bir oyun, Sonrası kabulüm. Son bir hak ver rabbim bana. Sakallarım dayanmıyor, Mağlubiyetin dosttan oluşuna. Evveliyat kadermiş deyip geçemiyorum, İnsan, kendi kanını içmiş hay...
“şak” sözcüğü
2 yazıda 5 geçiş bulundu.
saka, sakal, sakalar, sakalara, sakaların, sakallar, sakalları, sakallarım... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...at!” diye tersledi beni. Annem “Abla gördün mü, seni Filiz Akın’a benzetti!” dediğinde de başladı bülbül gibi şakımaya. “Aman ne Filiz’i, ne Türkan’ı, sen o zaman görecektin beni...” Bir kocası varmış, dediğine göre sağ-sol mevz...
...çevresindeki herkes algılayabiliyordu. Bir süre kızlar arasında cesaret gösterme yarışlarına dönen servisler, sakarlıklar silsilesiyle sonuçlanınca Yakışıklı’nın servisini artık hep erkekler yapar hale geldi. Yakışıklı’dan erkekler...
(Ah ne güzelsin sen... Hep böyle kal çocuk, sakın büyüme.)Bilmem kaçıncı yaşımın, kaçıncı günündeydim. Kaçıncı akşamımın hangi rüzgârı savurdu beni bu meyhaneye bilmiyorum. Bu yıkık, bu dökük, kalbim gibi viraneye…Saatler önc...
...e çok hevesliyim sokağa çıkmaya, hele ki seninle. Tuzlayayım da kokma. Görmüyor musun ki bol giysilerin içine saklanıyorum. Millet daracık taytlarla ortalıkta fink atarken ben neredeyse çarşafın içine gireceğim. Yeme o zamanmış. Old...
Nasıl saklı bir dünya… Tepeden baksan masada tek kart var, hayat! Yandan bakınca bir deste iskambil oluyor… Tek hayatı olan, sayısız insan gibi… Ya da tek insanın, sayısız hayalleri gibi… Hepsi çekileceği eli bekliyor... Kimi...
...Koklarsın havayı sen de bir gün Gökyüzüne bakabilecek yüzün varsa Bu kaçıncı cihana hitabe Bu kaçıncı güzün, saklı köşelerde Sen buradaysan eğer Damat nerede? Hangi hava alır götürür seni Hangi kumar masasında kaybedilirsin...
...na, Şah damarı sessizliğim sarar Yorgun şehrin sokaklarını, Kaldırımlara düşen ay ışığı bölüşür, Mısralarımı- saklı seçilmiş Umutlarımı- gül gazeli Hayallerimi- çağlar ötesi Bir zamana taşıyan samanyolu kümesi, Adımlarıma dök...
...arşısındaki kişiye bir algı oluşturmak için milyonlarca düşünce türüyor, sönüyor, tekrar doğuyor, güçleniyor, sakat kalıyor, uçuyor, derinlere dalıyor ve daha niceleri yaşanıyor... Ama bu göl her zaman maya tutmuyor. Gelelim...
...yüzü gökyüzü bakan gözleri, bakanın kederlerini alıp hapsederdi. “Babam mutlaka inanacak sana, ben biliyorum. Sakın üzülme emi.” Nasıl üzülmesin? Babası, kahramanı, hayatında ilk kez onu dinlemiyor; el âlemin dediklerine inan...