...hak ettik ama hakkımız yendi, biz iyiyiz güçlüyüz onlar kötü.” kültürü... Bencillik, bizcilik, ego. Bugün bir şekilde ite kaka belki bir hakem hatasıyla ya da doğrudan ayarlanmış bir hakemin taraflı tutumuyla kazanan bir takıml...
“sek” sözcüğü
3 yazıda 4 geçiş bulundu.
sek, sekans, sekanslar, sekanslarla, sekansta, sekanstan, sekansı, sekansında... eşleşmeleri dahil edildi.
...ı, öfkesini ve umutsuzluğunu birebir deneyimler. Salinger'ın ustalığı, karakterin iç sesini o kadar canlı bir şekilde aktarabilmesindedir ki okuyucu, karakterle özdeşleşir ve onunla duygusal bir yolculuğa çıkar. Karakterin sıra...
...o sıcacık geçişlerle yolun kenarını süslüyor, içini ılık bir gülümseme ile sarmalıyorlardı. Dün kutladığı on sekizinci yaş gününü hatırladı tekrar. Tam on yedi kez olduğu gibi ailesi ve dostlarıyla mutlulukla kutlamıştı bu ö...
...alan biri kendisini zeki sanabilir. Para, kültürdür. Oyun kurucu olmak insanlara nasip olmasa da paraya olur. Şekillendirir, kendince bir düzen oluşturur ve o düzene de insanları dâhil eder. Ütülenmemiş pantolonla işyerine giden bir...
...ıdığım gündem beri bana ‘Gavat’ dışında bir hitapta bulunmayan Handan ablanın içtenliği, kibarlığı karşısında şekilden şekle giriyorum. Bir de seviniyorum nedensiz. Kocası gelmiş kadının tabii, diyorum. Ölmüş, dirilmiş, gelmiş....
...meleri için fahiş fiyatlara sahip taşımacılıklardan kurtulması gerek. Kuzey Afrika’daki pazara daha etkin bir şekilde dahil olmak için üstüne düşülmesi gereken bir konu bu. “Taşımacılığı da başkalarına bırakalım, biz vergilerim...
...ava, fırına uğradım. Çocukluğumu bilen, beni hatırlayan bir iki esnafla sohbete tutuştuk hemen, bana şehri ve seks hayatımı sordular. Gülüştük, onlara ne duymak istiyorlarsa onları söyledim. Her gittiğim dükkânda Hilmi Abi’y...
...latalar... İyi hesap yapan çakallardık. Hesabımızı, parayı en istediğimiz şeylerin önceliğine göre harcayacak şekilde yapmıştık. Birlikten kopan çakal gibi çar çur etmeyecektik. Kaç gündür plan yapıyor, bu hayalle yaşıyorduk. P...
...Bir şey diyememiştim. “Oraya giremem ben, bakamam o tencerelere, tabaklara. Dokunamam boyaları dökülmüş ahşap şekerliğe, çay içtiğimiz bardaklara. Oturamam o sandalyede, yüreğim buna dayanmaz,” diyememiştim. Ama o anlamıştı yüzüm...
...rini aktarması ile oluşan, Camus’un adeta bir elvedasıdır. Camus’un modern insan karşısındaki tutumunu en net şekilde gördüğümüz romanında, genç bir kızın ölümüne dahi kayıtsız kalan roman kahramanımız, modern insanın gün geçti...