...i. “Yok, yazmayın siz, gelmez herhalde.” Peki, Cemal Bey, dedi ve kapattı telefonu. Çantamı toparladım ve bir solukta çıktım ofisten. Necmi abi, hâlâ otomatik kapıyla uğraşıyordu. Eve giderken farklı sokaklardan geçtim, unutkan...
“solu” sözcüğü
6 yazıda 6 geçiş bulundu.
solu, solucan, solucana, solucandan, solucanlar, solucanlarla, solucanlı, solucanı... eşleşmeleri dahil edildi.
...eri yarım bırakır... Isırıp ısırıp ziyan eder Hayatın dışına taşar Bulaşır bir hayalin hayaletine. Yorgun bir soluk olur Aldığı kadar yaşar Verdiği kadar ölür... O ölü bir öksürüktür: İçimde bir mezar açar Gidip o mezarda yaş...
...m de yılgınlık taşıyan sesiyle "Durdu zaman, durdu dünya, girdi içeri kapıdan..." derken Cem Karaca, Nevin de soluğunu tuttu. Ta ki arabasını tamir ettiren zengin kızın "...kim bu serseri" diyen sözüne kadar. Cem Karaca'nın sesi...
...iriyim! Nefesin kadar, kokun kadar yakınsın bana; dinle, sana kendimi hatırlatayım. Üstünde yürüdüğün toprak, soluduğun hava, dokunduğun taş parçası, geçtiğin tozlu yollar, sonsuz ufuğum ben; eskitilmiş bir köprü, hem bir gazi he...
...usallat olabilir, bir düşünün. Şu dışarıda şakıyan bülbül, kapısı açık fırın, dirseğinizi dayadığınız koltuk; soluduğunuz hava, sizi, beni, hepimizi kendi içine hapsediyor, görmüyor musunuz aziz kardeşim! Şu sakinlik dalgasının gör...
Bisiklet izi, uzayıp giden toprak yolu ikiye bölmüştü. Yolun ortasında durmuş, sağından mı solundan mı yürümeli diye düşünürken bir kadın koluma girdi. “Haydi! Şu yolu birlikte yürüyelim. Birimiz izlerin sağında, birimiz solund...
...çok süremezdi. Kuvvetli bir fırtına, içimde ne varsa dürdü büktü, odanın boşluğuna savuruverdi. Tıp biliminde soluksuz konuşma krizi var mı bilmem ama ben o krizdeydim. Makineli tüfek gibi, sektirmeden… Kendime geldiğimde sözüm...
...Son sınıf için okul yoluna düşmesine birkaç hafta vardı. Geçen yıllarda yaptığı gibi paydos zili çalar çalmaz soluğu yine Elenilerin evinin önünde alacak, balıklı tokmağa ardı ardına vuracak, kapı açılır açılmaz içeriye dalıp...
...e hem azarlar hem yaralarını temizlerdi. “Boyun devrilmeye emi! Ne işin vardı o delinin peşinde? Eşe bu, sağı solu belli olmaz bilmez misin?” İki misli ağlamaya başlardı. “Acıyor ana, çok acıyor!” Anası iyice sinirlenirdi. “...
...bir şeyler yazardı. Çoğunluk yırtıp çöpe atardı yazdıklarını. Farklı bir mutsuzluk akardı yüzünden. Burnundan soluduğu böyle zamanlarda köşemde uyuyormuş gibi yapardım. Bir keresinde kafası her zamankinden daha kıyaktı. Çok nadi...