...e olan otobüsün yükselen feryadını duydu. Tüm uzuvlarıyla biçimsizce çırpınarak bağır çağır otobüsü durdurdu. Soluk soluğa kalan bedeni otobüsün kıyısına vurdu. Otobüse ilk adımını bükülmüş diziyle attı. Son gücünü kollarında...
“soluk” sözcüğü
56 yazıda 67 geçiş bulundu.
soluk, soluklamıyordu, soluklanabileceği, soluklanacak, soluklanalım, soluklanamadan, soluklanayım, soluklandı... eşleşmeleri dahil edildi.
...e kilitledi ve devam etti. - Başlangıçta sen de diğerleri gibi, sorumsuz hayatımda koşarcasına yaşadığım kısa soluklu aşk hikâyelerinin başkahramanlarından biriydin. İtiraf etmeliyim ki, seni başkalarıyla aldattığımı, üstelik b...
...görüşmek istiyor.’’ ‘’Odamdayken rahatsız edilmemek istediğimi biliyorsun değil mi tatlım?’’ Genç kızın zaten soluk renkli yüzü iyice kızarıp bozardı, rengi gitti. Mavi gözlerini kocaman açtı, ellerini kabarık elbisesinin önü...
...bildiğine mavi, bulutsuz sen yaz, kağıt yoksa duvarlar var mürekkep yoksa kiremit taşlar içindekiler için bir solukta yaz adalet yaz, özgürlük yanında geliyormuş içerdekiler soluksuz yaz ki kış olmasın. Sayı: 61
...alkonda bekleyişim usul usul Bir sigara bile yakmayışım ayak izlerine Bir ara bile vermemişim kendime bir ara Soluklanırken gözlerimi kapatmışım Yanlış mıyım bir ben herkes âlim Güneş batar sakin Telaş yapar karamsar hâlim Işıklar ya...
...layamayacağını tartarcasına. "Bu dünyada insana basmalar bile yük, be kızım" dedi. Nermin sanki uzun zamandır soluk almayı unutmuş gibi aniden derin bir soluk aldı, aldığı soluğu heyecanı belli olmasın diye yavaş yavaş bırakı...
...ene kadardır. Pamuk şeker gibidir o zamanlar. Hele hele kucağına sokulacağın anneciğin hayattaysa.’ Derin bir soluk alıyor geceden. ‘Sonra büyürsün.’ İçinde ‘çocukluk’ sözü geçtiğinden belki dikkatlerini çekiyor, kulak veriyo...
...baharlara alternatif olamayacak kadar yalnızlığa mahkumdur. Ömür denen o kısacık pamuk ipliğine bağlı yolda, soluklandığımız birkaç içe dönüş ayinidir belki de. Hatta yeryüzündeki mevsimlerin gece yarısıdır bence. Geceler, varoluş san...
...Ani bir hareketle döndü, Tuncay’dan işittiği şekilde hitap etti: “Amirim terasa buyurun. Gölge de düşmüş. Siz soluklanırken güzel bir çay demlerim. (Duraksadı.) İsterseniz kahve yapayım.” İbrahim Başkomiser içmese de bir türlü yanınd...
...um bu saçma, boş hayat boyunca geleceğimin derinliklerinden ve henüz gelmemiş yılların arasından karanlık bir soluk bana doğru yükseliyor; bu soluk geçtiği yerde, yaşadığım yollardan daha gerçek olmayan o gelecek yıllar için...