...k yer de veriyorlar, yeniden bir düzen kurma telaşın da yok. İş, ev ve dolgun maaş… Yeni bir yaşam!" dedi bir solukta. "Yeni bir yaşam" derken ses tonu düştü hafiften. "İçmem" dese de, Nezahat, zorla bir bardak çay koydu Meral'...
“soluk” sözcüğü
56 yazıda 67 geçiş bulundu.
soluk, soluklamıyordu, soluklanabileceği, soluklanacak, soluklanalım, soluklanamadan, soluklanayım, soluklandı... eşleşmeleri dahil edildi.
...ki öyle yaparım Zehra” diyebildim. Ve şimdi, altı yıl sonra; elindeki cips paketleri yerine fener, ayağındaki soluk pembe ve yırtık ayakkabıların yerine lastik çizme ile gördüğüm Zehra, benim için hâlâ göğsüme basmak istediği...
...layıverdi. Hiç düşünmeden hızlı adımlarla tırmandı göğün maviliğine doğru. Yukarı çıktığında nefes nefeseydi. Soluklanırken gözünün değebileceği en uzak köşeleri dolaştı. Sabah güneşiyle bir başka görünen dingin denizin maviliğine ya...
...nı anda ne de ayrı ayrı hissediyordum. Hareketsizleşmiş bir zaman vardı önümde. Saatler işlevini yitiriyordu. Soluk almak güçleşiyordu. Gökyüzü yüreğime yerleşmişti ve evrendeki tüm şimşekler yüreğimde çakıyordu şimdi. Başka...
...Güvenlikçiler buraya gelenlerin sadece ciddiyeti görmediklerini bildiklerinden pot kırma korkusuyla neredeyse soluk almıyorlardı. Kendinden emin ayaklar asansörün önüne geldiğinde, katta bekleyen asansörün kapısı açıldı. Yuka...
...erçevenin içinde sıkışıp kalmışlardı? Üzülüyordum onun için. İnsan nasıl olur da hiç yaşamıyormuş gibi sadece soluk alarak günlerini tüketebilir ki? Geldim geleli ne geleni var ne de arayıp soranı. Hiç değilse bir telefonu ol...
...ye “sıcaktandır” diyebilirdim. İleride ufak bir ağaç. Yapraklarının rengi henüz güneşte ezilmemiş. Gölgesinde soluklanayım, diye düşündüm. Fakat vardığımda ağacın altında bir başkasının oturmuş olduğunu gördüm. Her şeyden sonsuza de...
...büyülendim ki konuşmam epey uzun sürdü. Yeni tanışmışız gibi dolandık etrafı. Geçmişin bahsi ancak bir yerde soluklanınca açıldı. Açılmaz olsaydı! Son model telefonunu çıkarıp bir fotoğraf gösterdi bana. “Eşim ve ben” dedi… Bir müd...
İşte vakitlerden bir sonbahar Yürüyorum uğultusunda rüzgârın Sokak alabildiğine uzun Evler yaslı, evler soluk. Sırtımda güzel günlerden kalma Eski püskü bir palto Üşüyor bu kez cılız bedenim Vurdukça yorgun taşlara ayaklarım...
...zlığı bile yitip gitmiş. Kırış kırış kuru bir kıl yumağı gibi. Anlaşılan bu bedenin her zerresi gitgide böyle soluk bir imge hâline bürünüyor, bürünecek. Kara yazgı. Elden ne gelir. Yol gitgide uzuyor. Bitmiyor. Sırtımdaki ağ...