...aldırıp minnet dolu gözlerle baktığını fark etmiştim. Işıl ışıl siyah gözler Berfin’in duygularını, coşkusunu taşıyan elçiydi sanki. Geleli bir hafta olmuştu. Gösterilen ilgi anlatılır gibi değildi. Yüreğim öyle coşmuştu ki, ye...
“taşı” sözcüğü
47 yazıda 50 geçiş bulundu.
taşı, taşıdı, taşıdık, taşıdıkları, taşıdıklarım, taşıdıklarını, taşıdıktan, taşıdıkça... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...bıçak var Hissediyorum ve yere yığıldım Benim adım Sezar Omuzlarım kanıyor ve omuzlarım Omuzlarımın üzerinde taşıdığım bu imparatorluk Artık bana mezar Ayaklarıyla üzümleri ezen bir İtalyan Ya da maneviyatın doruklarında bir ped...
Bahar başlangıcı, yutulan her kalp ilacı. Çıkarın kalbimi verin ellerine, taşıyamaz artık ağır gelir bu yük o yüreğe. Dört mevsim yaşadım, dördü de sen. Şiirlerime satır yetmiyor artık, satırlarım şiirlere sığmaz. Ellerimde çarpı...
...e dönüşmemiz gereken kişi. Sisteme, düzene, ideolojiye vs. olan bağlılığımızın haksızlık karşısında bir anlam taşımaması gerektiğini söyleyen kişi. Hatta gerekirse, başkalarının hayatı için kendimizi feda etmemizi öğütleyen karakt...
...ştığımız anlar bütününde, zihin adını verdiğimiz işletim sistemi verileri analiz etmektedir. Oturup düşünsek, taşınsak, karalara bağlasak, hoplayıp zıplasak, kendimizi aşsak ya da buna benzer eylemleri bilinçli bir şekilde yapma...
...ı hatırlıyor. Yastığa gömdüğü haykırışlarını hatırlıyor. Hepsini kovmalı aklından. Ağlıyor. Sırtını yasladığı taşın yüzeyi acıyor etini. Aldırmıyor. Yıllardır acıyan yüreğini temizliyor şimdi gözyaşları. O yaşlar ki bütün acı...
...00’lü yıllarda yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Bu cami ülkemizde bulunan en eski ahşap cami olma özelliğini taşımaktadır. Caminin yapımında hiçbir şekilde çivi kullanılmamıştır. 50-70 santim eninde ve 10-15 metre uzunluğunda kalas...
...m önce. Manavdaki müşterilerin müzikle şöyle bir silkelenen omuzlarına, üzerimdeki pardösüyü çıkardığımda fal taşı gibi açılan gözleri de eklendi. Güdük Hamdi'nin tam tartıya koyacakken elinden düşürdüğü poşetteki razakı üzü...
O zamana kadar trenlerin hep kısa ayrılıklar taşıdığını sanırdı. Ufak tefek olanlarına bir şekilde alışmıştı ama böyle yüreğine binlerce tonu bir anda bırakana alışamamış ve sonunda ölmüştü. Garın içinde unuttuklarına dönüp baktı....
...bana mısın demedi. Şimdi bu dünya çölünde bu karanlıkta yürüyen Ezanları işiten ve üşüyen bir çocuğun aklını taşıyorum. Kaybettiklerim bekliyor köprünün karşısında Hepsi benden daha mutlu o diyarda. Aldığım bir nefesi bin yıldır...