...k. Tekrar var olacağız. Beni cani bir birey gibi gösterebilir ancak her yittiğimde/tükendiğimde, damarlarımda taşıdığım genomik verilerden midir nedir, etrafımda ne kadar değişken varsa hepsini yok etmek istiyorum. Kontrol kaybı...
“taşı” sözcüğü
47 yazıda 50 geçiş bulundu.
taşı, taşıdı, taşıdık, taşıdıkları, taşıdıklarım, taşıdıklarını, taşıdıktan, taşıdıkça... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...un yoğun artışından değişen gömütlük düzeniyle, yerin bilmem kaç kat altında, sabitlenmiş çekmecenin kapağına taşınmıştı. “Babacığım,” diye mırıldandı Tayfun. “Seni çok özledim. Keşke çocukluğumu bölüp apar topar Amerika’ya gönder...
..., derslerini zamanında yapmak, sınavlardan iyi not almak. Hafta sonları, özel dersleri olabiliyor, oralara da taşıyor onları. Götürüyor, aradaki zamanda evin alışverişini yapıyor ve sonra gidip onları alıyor. Bir birini, bir öt...
...mıştır. Ancak XIX. yüzyılda doruk noktasına ulaşan sömürgecilik ve emperyalizm, bu egzotizmi farklı boyutlara taşımayı bilmiştir. Bu yüzyılda, demiryolları ve buharlı gemiler sayesinde seyahat koşullarının iyileştirilmesi, doğu-...
...zi, kızı çekeleyip boylarımızı ölçüyor. Canım ya, ne tatlısın. Sen bütün gün boş boş gez; ben senin yükünü de taşırım. Gık demem; ama akşama ödülümü de isterim bak, bilesin ha.
...eyfi, bakmaz öyle otobüse binen her güzele. Ama bu başka, kız sanki ateşe atılmış İbrahim de Seyfi ağzında su taşıyan karınca. Gitti yanına, önce yanındaki kadına sordu, kadın çay istedi, çayı doldurdu ve bunca yıllık tecrübeye...
...ey var ya" dedim sonra, seni doldurduğunu sanıyorsun, beslediğini. aslında birkaç litre bir şey. sana oksijen taşıyor. onu başka birine verebiliyorsun eğer uyuşuyorsan onunla. aşk gibi bir şey. aşk gibi. aşık olduğunda, kan ver...
...” Anası iyice sinirlenirdi. “Bir daha Eşe’nin köteğini yiyip gelirsen bak o zaman ne olacak? Bağrıma değirmen taşı basıp daha beter ol demezsem ben de Firdevs değilim.” Daha fazla dayanamazdı ana yüreği. “Gel yamacıma eşek s...
...erini… Işıltısı evrendeki yıldızlar misali. İşleyene sor, işlemek ne zor… Kaftan sırtımda yük mü, mertebe mi? Taşıyana sor, anlamak ne zor… Büyüklüğü kadar yere sürünür, Yürürken tutmasını bil çamura bürünür, Yüreğinin atışını g...
...ince, yumuşak ve parlaktı. Bakışları tunçtan bir örs gibi mıhlanırdı yeryüzüne. Yine de gözlerinde hep hüzün taşırdı. Onu ben doğurmuştum kendi karanlığıma; ama o kendi karanlığıyla yaşamıştı bunca zaman. Bulmakta ne kadar zor...