...ağır olan bedeni değil ruhu ve düşünceleriydi. Sonra, işte başarmıştı. Yavaşça doğruldu, uzun süre gözlerini tavanda gezdirdi; bu ona, kızı için yaptığı salıncağı hatırlatmıştı, hızla oraya yöneldi. Önce her şeyi hızlı bir şek...
“tav” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
tav, tava, tavan, tavana, tavanda, tavandaki, tavandan, tavanlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...şmesi gerekiyordu. Bir sandalye koydum lambanın altına. Zamanında ahşabın içine yerleştirilmiş soketi de olan tavana demir bir levhayla vidalanmış bu lambayı değiştirmek, altından kalkamayacağım bir iş. Şöyle basit bir duy tak...
...tatese "Yine doldurmuşsun yağı, salçayı yeğen!" diye. Ardından da odanın rutubetten garip şekillerle bezenmiş tavanına gözlerini dikerek söylenmeye devam ederdi. "Böyle yaparsan kenara nasıl para koyarız?” Köyden gelirdi tarhana...
...Genellikle müşteriler akşamüstü gelirdi. Yine de mağazadakiler her an biri içeri girecekmiş gibi ciddiyetten taviz vermez, hazır kıta beklerdi. Sosyetenin gönlünü kırmamak temel ilkeleriydi. Görev bilincinin doruklarında dol...
...i bir şey var demektir. Yemekten sonra, "Soğukluk yok mu, soğukluk?” diye meyve isteyen aşağılayıcı, emredici tavır değil bu tavır. Alışık olmadığım bir saygı hissediyorum sesinde. Başımı çevirdiğimde anneannemin dehşetle kar...
...davetkâr olmayan ışığı odama vuruyor. Gözlerimi, uyanınca daha da yakınıma gelmiş gibi hissettiren kabartmalı tavana dikiyorum. Uyandıktan sonra ilk kez neremi hareket ettirdiğimi anımsamaya çalışıyorum. Nafile. Bunu hatırlay...
...süt değil de can kokusu alıp gelmiş annesi. “süt” diyor Melek, kelimeler öyle bir dökülüyor ki dudaklarından, tavandan süt damlamaya başlıyor. Ayakları süt içinde... Sıcak, kaynar süt değiyor sararmış tenine. - Melek, aç kızım k...
...Ben de boş durmadım, ona diktim. Bu dikişi ben kazanmış olmalıydım ki; müsaade istedi ve odadan çıktılar. Her tavrından suçlu olduğunu hissediyordum. Bunu nasıl kanıtlayabilirdim bilmiyordum. Zaten kanıtlama gibi bir düşüncem de...
...hissettiren bir poyraz esmekteydi adeta. Oysa bu güzel bahar gününde ne işi vardı, bu densiz esintinin. Sonra tavanlar, bu kendilerinden emin, evdeki her şeye mesafeli durmuş ve her derde kedere uzak kalmayı başarmış, soğuk duva...
...bir köşesine kadınların anlayamadığı bir dilde bir şeyler tekrarlayarak yaktı, ocağın üzerinde kararıp duran tavanın içine bir avuç üzelik attı kavrulmaya başlayan üzelik kokusu odayı sardı. -Ne için geldiniz? -Kocamın dostu v...