...a sana bunca iltimas geçerken lanet de etiketlemiş üzerine; çift açmaz üstelik, hem teorik zeka hem de empati tavan yapmış bünyede, veliaht prens gibi dolanırken ortalıkta; pişir bizi n'olur! diye ayaklarına dolanan balıkları...
“tav” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
tav, tava, tavan, tavana, tavanda, tavandaki, tavandan, tavanlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...üne demek. Donmak üzereyken gelip aldılar onu. Kendi yaşlarında bir sürü çocuğun kaldığı bir yere götürdüler. Tavanlar vardı ama yoktu kediler… Sayı: 69
...Bembeyaz bulutlar pamuk gibi sarmıştı beni. Gerçekte su buharından başka bir şey değildiler oysa ki. Bir süre tavanı seyredip durdum. Hatalı boya lekeleri çarptı gözüme. Evet, dünyaya hoş geldim. Ne vardı daha çok kalsaydım rü...
...gibiydi. Aralarındaki mesele için bu kadarının yeteceğini, daha ileriye gitmenin adil olmayacağını söylüyordu tavırları. Ayakta başlayan dövüş, artık yerde bir çeşit güreşme şekline girmişti. Ama burnu kanayan çocuk, dövüşün bitm...
...karanlığı nasıl anlarız ki? *** “Hey Sara! Uyan!” Gözlerini açtığında, Sara’nın gördüğü ilk şey bembeyaz bir tavan olmuştu. Görüntüsü netleştiğinde, ellerini havaya kaldırıp gözlerinin önüne getirdi. Gördüğü robotik parmakla...
...fırsat olarak görmek mi? Hayat her zaman düşündüğümüz kadar adil değil belki ama bizim onun içinde aldığımız tavır, bir anlamda bizim hikâyemizi şekillendiriyor. Bazen büyük düşüşler yaşarız, bazen bir rüzgâr gibi hafif bir...
...sürer bu kısır döngü... Dün orman yakıp bugün yeni bahçe kuranlarla, suç makineleriyle, karasıyla parasıyla, tavandaki enflasyonist çiğ köftesiyle, Rıhtım dergisi, 65. sayısı ile sizlerle. Unutmayın: Eşeğe altın semer vursalar,...
...öfkelendi. “Bula bula burayı mı buldun?” diye yolunu kesti bir gün. Baktı ki Saim, efendi bir delikanlı, hâli tavrı yerinde, “Herkesin rızkı kendine,” dedi konuşmasını bitirirken. Belli ki bir derdi vardı bu omuzları çökmüş,...
...ardından sesi. Ses, innem de fena şey. Şey demişken, yenildim savaşta ben -Uzun süren her savaşta yenilirim- Tavanı siyah hücremden utanırım Sonunu bilmediğim yolda yürürüm Kim sonunu bildiği yolda yürür ki hem? 'İp ellerimde...
...r altında şıngırdayan çay bardaklarını, ikindi vakti kapı önünde oturan kadınları, çırpılan kilimleri, eşinen tavukları, gün doğmak üzereyken öten horozları, yarılan karpuzları, mis kokusuyla etrafı saran ekmekleri… Her şeyi ama...