...k altlıklarını ve bardakları masaya koydu. En son da şeker kabını koymuştu. Ceketinin eskiliğinden ve yüzünün tıraşsız olmasından işçi olduğu anlaşılan adam bir anlık korkuya kapılmıştı. “Bu çayların parası peşin ödendi değil mi...
“tir” sözcüğü
8 yazıda 17 geçiş bulundu.
tir, tirad, tiradı, tiradını, tirajı, tiranlıktan, tiranlığa, tiranlığın... eşleşmeleri dahil edildi.
...e duymadı Dua edilmişti dün Bugün gerçekleşmedi Zaten böyledir hayat Zamanında istemezsen olmaz Ellerim üşüdü Tırnaklarım kırıldı Ankara ayazında Nefesimi hissettim boğazımda Sen yoktun Sarkıyordu dallar bahçenden Tuttum bir göğsün...
...hem de çok yorgunum, burada uyuyakalacak kadar.’’ Küçük patikaları, sesinin yankılandığı dev mağaraları geçip tırmanmadığı kadar uzun sarmaşık engellerini aşarken dinlenmeye zaman ayırdığını hatırlamıyordu. Dinlenmemişti. “Ormanın s...
Tırnaklarımı yemekten daha iyi bir şey yapamadım. dolaşmadım. anlamadım. baktım. sade-ce. Alarmlar kurdum. alarmlar kapattım. okullara gittim ve sınavlar. mumlar da üfledim. senede bir. bir atomun neredeyse tamamı boşken, ben gördüğ...
...şen huzursuzluğun kalın perdesini karşısına çıkan taş merdiven parçalayıverdi. Hiç düşünmeden hızlı adımlarla tırmandı göğün maviliğine doğru. Yukarı çıktığında nefes nefeseydi. Soluklanırken gözünün değebileceği en uzak köşeler...
...üzünden patronun bıyık altından bir dolu laf sayacak. Canın o kadar burnunda olacak ki söyledikleri vız gelip tırıs gidecek belki de. İş çıkışı yanı başında yere ansızın düşen tonton amcaya için sızlayarak el verip, “Ha gayre...
...ı olacaktı. Mevsim yaz olsaydı belki diklenirdim. Belki, ne zaman su yüzü gördüğü belli olmayan o kara tenine tırnaklarımı geçirirdim. Hatta çeker giderdim. Ama dışarısı kar borandı. Sustum. Hep sustum. Geceleri, dürbünle karşı apar...
...atacak kadar çok özlemek. Ve ona hiç sormayacak kadar özlemek. Onu sormayacak kadar özlemek. Bağımlılık gibi, tiryakilik gibi özlemek. Hasta gibi özlemek… Çay, dost olur sehpanın üzerinde, sadık bir köpek gibi. Gidecek bir yeri yo...
Günlerden pazar, aylardan temmuz ve yıldızlar gökyüzüne tırmanmış, karanlığı eğlendiriyorlar. Bir yanıp bir sönüyor, bazen kayıp bir umut oluyor, oyunlar oynuyorlar. Gecenin altında, yirmilerinde bir kadın. Eline aldığı siyah top...
...ydı. O kadar mübalağa etmez, ama yine de ekmeğin ve şarabın uyumu gibi alışık ve gözlerin aynasında sefil bir tirat oynar gibi bilindiktir yalnızlığım. Sen bana bakma, bu senin iyimserliğin ancak. Sözcüklerle içli dışlı olmuş...