...abaka değil dedi düşünsene, öpüyordu beni hem de şefkatle öpüyordu. Öteki'me baktım korkudan gözleri büyümüş, tırnaklarını yiyordu. Adam müsabaka diyordu. Bu sonuncu var ya; ya anlamıştı yahut anlamak üzereydi. "Öyleyse şahı isteme...
“tir” sözcüğü
8 yazıda 17 geçiş bulundu.
tir, tirad, tiradı, tiradını, tirajı, tiranlıktan, tiranlığa, tiranlığın... eşleşmeleri dahil edildi.
...çekip alarak, bütün ışıklar açık olduğu halde, çaydanlık ocakta ve fokurdarken, ev terlikleriyle ve şapkasız, tıraşsız, kapıyı ardından çekerek çıktı. Sokağın başındaki taksi durağına doğru hızlı adımlarla yürümeye başladı. İsme...
...-peçe görmedi uzun yıllardır. Denizin rengi havaya soğuğa aldırmadan boğazın bir kısmında yeşil, bir kısmında tirşe, birazında lacivert, az ileride koyu gri . Nuri her sabah denizi seyrediyor Moda'dan Beyoğlu'na giderken, vap...
...si verse mi? İkincisi, şüphesiz Tahir’in canını daha çok acıtırdı. Biraz bekleyip etrafı da kollayarak duvara tırmandı ve köşkün bahçesine atladı. Ağaç gövdelerine sinerek arka bahçeye dolandı zira, aşlık kapıları umumiyetle açı...
...da, yitip gittiler birbirlerinin içinde, gayrı daim var kalarak... - Ellerin dert görmesin ağam. dedi Zümrüt, tireyen sesiyle. Bir sabah yeli esiverdi aniden, başındaki yeşil tülbentin bağını çözdü, muzipçe. Kuğu boynu, ak sine...
...vamlı “Ben zaten ölüyüm,” diyen Halime’nin adamın daha ilk tecavüzünde öldüğünü nereden bileceklerdi? Odaya getirdiklerinde yüzündeki sarı rengi, daha önce sarının hiçbir tonunda görmemiştim. Tir tir titriyordu. Kapı önünde...
...naklarını kontrol etti. Gece yatmadan önce sakalını kesmişti halbuki. İçinden taşan coşkunun önünde duramadı. Tıraş sabununu aldı. Fırçanın taşıyabildiği kadar köpükle sıvadı yüzünü. Tıraş bıçağı zorlanmadan görevini tamamlad...
telefonum titriyor nicedir çalmaz tir tir titrer bilmem ne bankasından yorulmuş kibarlığıyla bir kadın adımı telaffuz ediyor belli ki durumlar lacivert önce bir peşrev doğum tarihi: gün, ay, yıl ardından bir el ense baba ad...
...az daha yürüyüp dağın bir yerinde gecelemeye karar verdik. Akşam olduğunda belki zirvenin yarısına kadar bile tırmanmamıştık. Lady acıkmıştı, ben yorulmuştum. Uygun bir kuytu bulup çadırımızı kurduk. Ekipmanın içindeki hazır yemekleri...
...a bir kukla gibi oynatmaya çalışan herkesin gözlerindeki pişmanlığı görebilsem. Boynuma nefesini üfleyip uzun tırnaklı, bakımsız ellerini boğazıma uzatıp nefesimi sanki yol kenarına atılmış bozuk bir saati çalışıp çalışmadığını...