...rısı, Lamaştu, Leviathan, Şahmeran, Medusa... Gittiği her yerde başka isimlerle çağrılmıştı. Tek tek bulmuştu toprağın altında çürürken kendisini çağıranları, tek tek içirmişti onlara bilgeliğin ve kendi elleriyle kazandıkları a...
“toprağı” sözcüğü
36 yazıda 41 geçiş bulundu.
toprağı, toprağım, toprağıma, toprağımdan, toprağımı, toprağımız, toprağımıza, toprağın... eşleşmeleri dahil edildi.
...a uyku girer mi göze, yürek elverir mi öylece dinlenmeye? İzin ver, tarlalarımdan, ovalarımdan, oyuklarımdan, toprağımdan yükselen bir bahar meltemi sarsın vücudunu bir meleğin kanatları gibi; çıkarsın seni pamuktan bulutların üzer...
...ının kenarında hınzır bir gülüş beliriyor. Bahçeye iniyoruz. Bastonunu bir kenara bırakıp, başlıyor elleriyle toprağı eşelemeye. Aç diyor mendili. Omuzlarımı silkip, açmasam mı ki diye içimden bir rüzgar geçiriyorum. Ama o gün...
...taze toprağına Izdırap cemresi düşüren. Söylesene bana ey dilber! Hangi kırkikindi yağmurları Aşk nadasındaki toprağımı Durulayabilir ki? Söylesene bana ey dilber! Kocakarı soğukları mı Üfleyerek söndürecek Çatlamış, muhabbet hum...
...da Kurtaramadığım çocuklarda Onların bende bıraktığı bakışlarda Mesele Zamansız yağan yağmurlarda Uykularımda Toprağın kokusunda ve onun sonsuzluğunda Mesele Yokluğunda Asırlardır bunu yaşamamda Anlatılacak gibi olmamasında Mese...
...tı, öksürüldü. Yaşlı bir kadın oturduğu yerden bastonuyla pencereleri ve kapısıyla beraber küçük bir ev çizdi toprağın üzerine. Bir süre baktı bu eve. Sonra rüzgârda, önce penceresi, sonra kapısı, sonra duvarları uçup gitti. Yaş...
..., okunan ismi çıkartamadığımdan. Zira isim tanıdık değilse ölüm de acıtmıyordu. Aynı ülkedeydik ama değil mi? Toprağın altı ve toprağın üstü diye ayrılsa da bedenlerimiz, aynı ülkenin toprağında idik. Şimdi ismi olmayan selalara...
...lde inceliyor, yeni bir şey gördüğünde yoktan var etmişçesine seviniyordu. Hatta işi o raddeye getirmişti ki, toprağı kazarken vurduğu kazmanın sesini dinlemeyi dahi ihmal etmiyordu. Hakk’ın en büyük tecellisine, bir ismi de Ha...
...edi birinci filanca. Alnını ve bir kolunu tutan el yana çevirdi toprağa bastırdı yüzünün yanık yarısını. Otun toprağın kokusu iyice burnuna doldu, debelenmedi, direnmedi, karşı koymadı, kaçmaya çabalamadı, sessizce bekledi Vasf...
Gitsem, Bir toprağın üzerine uzansam. Kapatsam gözlerimi. Kök salıp derinlere bağlasam kendimi. Unutup bedenimi, Ruhumla çıksam gezintiye. Yağmurla ıslanıp, Güneşle kurusam, Günden güne büyüsem. Yıllar sonra, Buluşsa ruhum ve be...