...eğlenceli hale getiriyor.’ Selim’in hoşuna gitmiş olacak ki gülümsedi ve o an yüzünde, bütün kış üstünde ölü toprağı taşıyan bir ağacın çiçek açma ihtimalini gördüm. Şaşkınlıkla ona bakarken bir anda dudakları kıpırdadı ve mer...
“toprağı” sözcüğü
36 yazıda 41 geçiş bulundu.
toprağı, toprağım, toprağıma, toprağımdan, toprağımı, toprağımız, toprağımıza, toprağın... eşleşmeleri dahil edildi.
...varken, havanın kararması huzurumu bozuyor. Bu huzursuzluk sana çekiyor beni. Tam da tırmanmışken dağın karlı toprağına bir çığlık yükseliyor bağrımdan. Yavaş yavaş yuvarlanıyorum aşağı. Yine sana varıyorum, teselli için. Seni di...
...i. Gülüştüler. Küçük çocuk gülüşmelere kulak kabartıp yanlarına geldi. Ayakları soğuktan pembeleşmişti, ıslak toprağın üzerinde iz bırakarak yürüyordu. Elleri, ağzı turuncu renge bulanmıştı. Baran’ın yamalı pantolonuna tutundu....
...Buraya geldi, yanaştı. Mezar taşındaki, “YASİN ERTURAL - RUHUNA FATİHA 07.01.1989-22.04.2017” yazısını gördü. Toprağıma çöktü. Ağladı. Ağıt yaktı. “Kızım” dedi, “Seni burada bulmamalıydım.” O andan sonrasını hatırlamıyorum. Gitti...
...dönerdi. Dolu şişesini fazla bekletmedi elinde, boşalttı her zamanki gibi toprağa. Çok az bir bölümü karardı toprağın. Zaten mezar sulamak için gelmiyordu. Niyeti geldiğini haber vermekti. Şişesi boşalmıştı artık. Konuşmaları b...
...divenlerinin ipleri sökülmüş. Ölümün yanında gelmiş belli. Uzun, kirli sakallarının sakladığı pembe dudakları toprağı öpmüş de gelmiş. Yüzü, kireç misali bembeyaz. Bir adım atıyor yavaşça. Sağ ayağı önde. Bir gözyaşı damlıyor s...
...m? Bir hafta, iki ay, beş yıl? Hayır, yüzyıllardır burada olmalıyım. Yoksa nasıl açıklanır; havasına, suyuna, toprağına bu kadar çok karışmam? Nasıl açıklanır küçücük çocukların ağız kenarlarına biriken ucuz ve boyalı şeker kalın...
...rdım cebi. Bir ses duydum, garipten bir ses. Öyle yakından falan da gelmiyordu. Ta en derinlerinden kainatın, toprağı suyu yara yara, içimi titrete titrete duydum gelen sesi. Bana ne diyordu biliyor musunuz? ‘Al bakalım, yaralı...
...n çıkan aydınlığına. Başımın üstündeki bulutlar sevinç gözyaşları ile alkış tutardı. Ardından doyum olmazdı o toprağın kokusuna. Sonra… Ah! Makineleşmek! Özgürce kök salan çiçekleri tutsak ettin. Güzellikleri perdeledin. Betonla...
...eni anlatan binlerce parçaya bölünüyorum. Bu demek benim yalnızlıkta açan çiçeğim, ne bir küfre batmış, ne de toprağın bağrını kanatmış. Nice sonbahar geçirmiş, bulutlara seni anlatmış. Hayır, korkusu değil içimi dolduran uzakta...