...i bir kararla onun sinemasındaki sandalyeler de eklendi. “Bas gaza!” dediği sürücünün, “Ne tarafa?” sorusuna “Uzaklara, nereye olursa olsun uzaklara!” yanıtı verdi. Tam oradan geçerken, hani o iki bina arasındaki daracık arsanın...
“uzaklar” sözcüğü
5 yazıda 6 geçiş bulundu.
uzaklar, uzaklara, uzaklarda, uzaklardaki, uzaklardan, uzaklardasın, uzaklardaydı, uzaklardaydınız... eşleşmeleri dahil edildi.
...rk etmeden koşturan insanlar küçücüktü. İçini bir korku sardı. Gözlerini kaçırdı. Nedenini bilmeden döndü, ta uzaklardaki denizin maviliğine sığındı. Dinginliği kulaçladı. Önünde yükselen dağları gören yüreği kanatlandı, gözlerini...
..., dallarında salınan çiçekleri, öbek öbek bulutları, ardımda bıraktığım tozlu yolları; her şeyi… Ve gideceğim uzakları… Bir süre sonra tarlaların içinde tellerle çevrili alanlara rastlamıştım; içlerinde bakımlı bahçeleri, tek ka...
...asına bilmem kaç tokayla sabitlenmiş saçlarını açmak geldi içinden. O firketeleri tek tek camdan savurmak, ta uzaklara gitmelerini izleyerek sevinmek… Nasıl özenirdi bakıcı ablalarının uzun saçlarına. Kendisi koyun gibi devamlı...
...tik. (…) Karşılıklı kahve bile içemez olduk.” Genç kadının söylediklerini duymadı. Devam etti. “Artık o kadar uzaklardasın ki! Dokunamaz olduk birbirimize. (…) Çoktandır seni doya doya öpemedim. (…) Her seferinde dudaklarının acıdığ...
...ürünmüştü. Sessizce birbirimize baktık, anlam veremediğim uzunca bir süre. Çok da anlamlı değildi bakışların, uzaklarda bir yere dalmış gibiydin. Kendi gözlerimi görmesem de ne kadar hüzünlü baktığımı tahmin edebiliyordum. ‘’Yürü...
...dönecek çünkü evlerine. Pencereyi açan kız, çok eskilerden koklanmış bir papatya kokusu duyacak sevdiği adam uzaklardayken. Sadece sevmemiştir, güvenmiştir çok, çocuğu ve babası yerine de koymuştur adamı; günler anî bir yüzyıla hazı...
...insanoğlu hakkında düşünmemeye karar verdi. İncecik bir kuru dalın en ucuna kadar gitti ve bakabildiği kadar uzaklara bakmaya başladı. Gördüklerinin ne olduklarını anlamamak için sürekli daha uzaklara baktı... Eskiden öterdi Ta...
...ura, papatyaların, gelinciklerin içinde koşuyordu. Rüzgâr saçlarının arasından kayıp, kokusunu, mutluğunu çok uzaklara taşıyordu. Ablası çantadan poğaçaları çıkartıp eline vermeye çalıştı. Ablasını görmeyince arkasından bağırdı:...
...yakları bir hayli ağrımış gibi nasırlı topuğuna pano iğnesi batıyor hissi veriyordu. "İstesem gidebilirim çok uzaklara, karanlığı olmayan bir ölüm, ağzından çıkan puslu duman..." Mırıldanmaya başlayalı çok olmamıştı. Aklı karışı...