...ı arasında gidip gelen iki hecenin birleşiminin tadına varamadı. “Oğlum,” diye titrek ve bezgin bir ses geldi uzaklardan. Ağladığı hemen anlaşılıyordu kadının. Zaten birkaç saniye sonra sesli olarak ağlarken konuşmaya çalıştı. - A...
“uzaklar” sözcüğü
5 yazıda 6 geçiş bulundu.
uzaklar, uzaklara, uzaklarda, uzaklardaki, uzaklardan, uzaklardasın, uzaklardaydı, uzaklardaydınız... eşleşmeleri dahil edildi.
...lar ütülenmişti. Ocağın üstündeki tencerede akşam yemeği de hazırdı. Açıkta kalan turşunun eve yayılan kokusu uzaklardan anılar serpiyordu evin her yerine. Ak düşen saçlarını şapkasıyla örttü. Dağın eteklerine doğru şöyle bir tur...
...aşan gemi ardında gidememenin hüznünü, kalamamanın çaresizliğini bırakıyordu beyaz köpüklere bulayarak. Kaçıp uzaklara gitmeye çalışan kıyıya bağlı sandalın çaresizliğine takıldı gözü. İçindeki adam eli başının altında sırt üstü...
...lıyordu. Hemen önümde Cemal’i gördüm, ne yapacağını bilmeyen, kendini hiçbir yere ait hissetmeyen koca Cemal. Uzaklara bakıyor ve düşünüyordu. Her şeyin daha güzel olacağına inanıyordu. İnanırdı. Bana dönüp baktı, ileride benim...
...kar gibi oval pencereye ellerimi dayamış, sabahın yüzünü seyrediyordum. Rüzgârın sürüklediği bulut yığınları, uzaklara doğru göç ediyordu. Aralarından süzülen güneş ışığı ise gözlerimi alıyor, göz kapaklarımı kısarak yaşama ince...
...ydığım Rıfkı’ya silahı doğrulttuğumdaki kadar cesur değildim. Koşup pencereyi açtım. Derin derin nefes aldım. Uzaklardan özgürlük şarkıları işitiliyordu. İçimdeki işgal güçleri savunma düzenine geçtiğinde pencereyi kapattım aceley...
...ok sevdiğim kayısı ağacına, Ağdasız, duru bir veda... Hoşça kal ağacım elveda, Yetişmem gereken bir hedef var uzaklarda... Yazan: Gökay Ataç
...aşka ufuklar açıyor, dünyaya açılmaya önayak oluyorlardı. Seyahat, dünyayı şeffaflaştırıp insanileştiriyordu. Uzaklara duyulan merak ve bilinmeyenin öğrenilme arzusu insanların zaman içinde daha çok yolculuk etmesine, ciltler do...
...gizlenen kan, saçlarının içine akana kadar. Önce, yarım kalmıştı karın altında, sonra bir gemiye binmiş, çok uzaklardan bir misafir taşımıştı bıçak kesikleriyle sızlayan bedenine. “Elka Söe” oluvermişti bir anda, sonra Alkarısı,...
...lir, ilkyaz gelip de hastalıklı bir güzelliğe sahip olan hava ile karşılaştığımızda geçmiş günleri anmak için uzaklara gidiyor oluruz. Böylece kendimize rehber edindiğimiz şey baharın tomurcukları değil, sonbaharda toprağa verdi...